Bir zamanlar CHP’ nin Gandi’si vardı. Tombaladan milletvekili, genel başkan olmuştu. Eski SSK genel müdürü. Tipik bir bürokrat. DSP’ den 1999 yılında Bülent Ecevit Kocaeli’nden milletvekili adayı göstermeyince soluğu CHP’nin kapısında yer aldı.
CHP’ den Baykal milletvekili olması için onu İstanbul’dan listede seçilecek yerden aday gösterdi.
2010 yılında Baykal’a yapılan kumpas sonucu Önder SAV’ ın da katkılarıyla CHP genel başkanlığına getirildi. Politik bir birikimi olmadığından genel başkanlığı döneminde hiç bir başarı gösteremedi.
Parti dar kadrocu oligarşik bir “Politbüro” yapıya döndürülmüştü. Küçük olsun benim olsun anlayışı bu başarısızlığı da pekiştirmişti.
Özgür Özel değişim rüzgârlarını başlattı. % 25 bandında olan bir türlü buradan kurtulamayan CHP özgür Özel yönetiminde 31 Mart 2024 belediye seçimlerinde 14 büyükşehir belediye başkanlığını kazanarak büyük bir başarı elde ederek Cam tavan paramparça edildi.
CHP’ nin içinde her zaman kazanı karıştırma uzmanları vardı. Bunlara Eskişehir’de şehirde ŞÖMÜŞ’ çü diyorlar. Yani büyük kepçeci.
Her taraftan çomak sokuyorlar. Böylesine kifayetsiz muhterisler. Öylesine ki CHP’ yi mahkemeye verebiliyorlar. Neden? kurultayda usulsüzlükler yapılmış mış..Tabii kurultay delegelerini çok demokratik bir biçimde Kılıçdaroğlu belirlemişti. Ben nasıl kaybederim? Hala karın ağrıları bitmiş değil. İstanbul’da açtığı irtibat bürolarının neden açıldığını sanki CHP’ liler bilmiyor sanıyorlar?
Karın ağrıları bu. Aradan yıl geçmiş. Şimdimi itiraz etmek akıllarına geldi? CHP’ nin başarılarını paylaşması gerekirken hala aklı koltukta.
Sanki babasının tapulu malı.
Bu partiye kayyum atanır mı, atanmaz mı sendromuna sürüklemek ne kadar ahlaksız bir davranış değil mi?
Vahim olan bu..
Kayyum atanacağı ihtimali üzerinden partinin Kurultay ihtimalin
Ötesinde bir anlam taşıyor. Tam Parti önemli bir çıkış yakalamışken, halkın yoğun bir şekilde katılımcılığı varken birleri neden çomak sokuyor?
Samimi değiller.
Asıl vahim olan o yani kurultaya gitme sebebi böyle bir ihtimalin olması böyle girişimin olması ne anlama geliyordu?
Nasıl olabilir? Kurultayla ilgili itirazın süresi 6 ay…
Çok geride kaldı.
Tayyip Erdoğan en az iki defa ne dedi. Bu belgeleri CHP’liler kendileri getiriyor dedi. O kendileri onların belgeleriyle biz bu davaları açıyoruz falan dedi.
Kılıçdaroğlu ‘nu destekleyen kaç kişiyse? Öyle ben hiç aday olmadım. Beni genel başkanlık için aday gösterdiler demesinin ne anlama geliyor. Neyse
Onlar da hepsi tam olarak imzaları veresinler de aday ol.
Kılıçdaroğlu aday olur mu, olmaz mı olur hâlâ olacaksa, hâlâ kafasında böyle bir düşünce varsa, ayıp ötesi bir şey.
Yani CHP’yi kaos’ a sok. CHP içinde WhatsApp üzerinde sosyal medyada gruplar kurulmuş. Bayağı Kılıçdaroğlu ve eski yönetimi destekleyenler bayağı gürültü çıkarıyorlar. Ne demek delegenin yeterli desteğiymiş. Bırakın bu işleri. Düşün CHP’ nin sırtından artık.
Eğer bu olağanüstü kurultayda 15-20 kişi çıkıp Kılıçdaroğlu ‘nu aday gösterirse o gösterenleri partiden ihraç etmek lazım.
Gün CHP'nin yekpare bir bütün halinde duruşunu göstermesi günüdür.
Gerek saraçhane, gerekse Maltepe mitingleri AKP’ yi derinden sarstı. Özellikle dayanışma sandıkları sonuçları milletin iktidara doğru attığı bir işaret fişeği.
Saraçhane ramazan bayramı tatilinde, özgürlük ve demokrasi şenliği ile dolup taştı..
AKP hiç beklemediği bir tepkiyle karşılaştı. Bu toplumsal tepkiyi hiç beklemiyordu. Hala kavrayabilmiş değil. AKP’nin akıl daneleri kimse yanlış analiz yapıyorlar yanlış demeç veriyorlar.
Uzun uzun yazmaya gerek yok. Partinin sözcüsü laf dolaştırıyor. Siyaset bilimci ama söylemleri hep demagojik. Eskisi gibi kitlesel desteği görmüyorlar.
Kendi mahallesini inandırması lazım. Zira AKP teşkilatlarının içi fokurduyor.
Partilerde bayramlaşmalar mı? Cumhurbaşkanımız milletvekili Ayşen Gürcan’ın cep telefonundan arayarak Eskişehirlilerin Ramazan bayramını kutlamış. Millet bahçesinden.
CHP’ de ise partinin önünde kutlamışlar. Tabii konuşmalar. Tamamen politik.
Şimdi hedefte 25 milyon imza var. İlk imza da Yılmaz Büyükerşen..
Demokrasi ve özgürlük adına…