İlk kez bayram namazını Eskişehir dışında bir camide kıldım. 2 ay önce evlendirdiğim Melisa kızım ile damadım Erdoğan Sefa Öz telefon ederek, “Baba bayramda birlikte olalım. Hem sizin için de hava değişimi olur” dediler…
Eşime, “çocuklar bizi bayrama Bodrum’a davet ediyorlar. Sen de ‘evet’ dersen kendilerine dönüş yapacağım” dedim…
O dünden hazırmış!
“Sen gidelim dersen ben hayır demem” dedi…
Belli ki kızını özlemiş…
Arifeden iki gün önce Bodrum’a gittik…
O nedenle bayram namazını bu yıl Bodrum’daki bir camide kılmak nasip oldu… Bayram namazından çıktım caminin çay bahçesinde çay içtim. Yanımdaki masada 5-6 kişi sohbet ediyordu. Konuşmaları ilgimi çekti. İster istemez kulak misafiri oldum…
İçlerinden orta yaşlı olan, “Bu bayram ilk kez çocuklara kıyafet, ayakkabı almadım. Hanım baklava istedi. Tatlıcı dükkanın önünden geçerken fiyatlara baktım. 1 kilo baklava 600 TL olmuş. Onun yerine fiyatı daha ekonomik olan tulumba tatlısı, bayram şekerinin ise en ucuzunu alabildim. Onu dan 150 gram aldım. Gelen giden misafirlere ikram etmek için. Arife günü pazara gittim. Sebze meyve fiyatları katlamış. Elimdeki listede yazılanların yarısını alamadım. Eşim kıyma istedi. Kasaba gittim bir kilo kıyma 600 lirayı aşmış. 250 gram alabildim. Aldığım asgari ücretle bir kilo kıyma, baklava, misafir şekerini alabilmek mümkün değildi. Çocuklar bayram kıyafeti alamadığım için biraz buruktular. Çünkü aldığım maaşla ancak evin zorunlu ihtiyaçlarını ancak karşılayabiliyorum” diye yakındı…
Cami önünde sohbet edenlerden üç kişi daha, 'Bizde alamadık' diyerek arkadaşlarını teselli ettiler…
* * *
Damadım Erdoğan Sefa Öz’ün Bodrum’da 4Munchiesburger isimli fast-food işyeri var…
'Sefa işler nasıl?' diye sordum.
“Baba eski satışlar yok. İki yıldır fiyatlar ciddi arttı. Ben kar marjını düşük tutarak biraz daha ekonomik fiyatla yiyecek-içecek satıyorum. Buna rağmen geçmiş yıllardaki ciroyu yapamıyorum. İnsanların alım gücü kalmamış. Yaklaşık bir yıldır geçmişte yaptığım satışı yapamıyorum. Allahtan mayıs ayında deniz sezonu açılıyor. İnsanlar daha ekonomik fiyatla satış yaptığım için tercihlerini benden yana kullanıyorlar. Üç personelim var. İkisi içeride servis yapıyor. Biri de motosikletle siparişleri dağıtıyor. Mutfakta ben varım. Beş kişinin yapacağı işi dört kişi yapıyoruz. Bir eleman eksik çalıştırdığım için veya şöyle diyeyim kendim de çalıştığım için bir asgari ücret cepte kalıyor. Kira, elektrik, su, yakıt ve işçi, vergi v.s. gibi giderleri hesapladığımda kalanına şükür diyorum” dedi…
* * *
İnsanlar aldıkları asgari ücretle artık geçinemiyor. Esnaf bırakın normal günlerde dini bayramlar öncesi bile umduğu satışı yapamıyor. Çünkü insanlar bırakın giyim-kuşam, yeme-içmeyi evini bile geçindirmekte zorlanıyor…
Bir baba, ilk kez bir bayram öncesi çocuklarına bayramlık kıyafet alamayacak duruma gelmiş…
İlk kez bayramda misafirlerine baklava ikram edemeyecek kadar geçim sıkıntısına düşmüş…
Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, 'Enflasyon önümüzdeki aylarda ciddi düşecek' diyor…
Düşer mi düşmez mi bilemem ama iki yıldır söylenen bu teraneye inanan çok az insan kaldı…
Özellikle emekli ve dar gelirlilerden kime dokunsanız dert yanıyor…
Ancak şu bir gerçek, insanları yaşadıkları ekonomik sıkıntı adeta boğar hale getirdi… İnsanların büyük bölümü ekonomik cendere içinde yaşıyor...
İnanmayan çarşı ve pazarlarda kısa bir gezinti yaparsa hayatın gerçeklerini bizzat göreceklerdir...
İktidarın ekonomi teknokratları her gün artan fiyatları durdurabilmenin çaresini mutlaka bulmalı...
Yoksa her geçen ay bir öncekini aratacak...
KAMU-SEN İLE MEMUR-SEN EK ZAM İSTEDİ
TÜİK’in paylaştığı verilere göre, mart ayında enflasyon %2,46, yıllık enflasyon ise %38,10 olarak gerçekleşti. Yılın ilk üç ayında TÜFE %10,06’ya ulaşırken, memur maaşlarındaki kayıp % 4’ü aştı…
Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı Önder Kahveci, açıklanan mart ayı enflasyon rakamlarının ardından kamu çalışanları ve emekliler için ek zam ve refah payı verilmesinin zorunlu hale geldiğini ifade etti…
Kahveci, yılın ilk üç ayında TÜFE %10,06’ya ulaşırken, memur maaşlarındaki kaybın % 4’ü aştığını belirten Kahveci, enflasyonun yükselmeye devam edeceğini ve memurların ekonomik kayıplarının giderek arttığını dile getirdi…
Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, memur maaşlarına yapılan zammın enflasyona yenik düştüğünü belirterek memur maaşlarına yüzde 15 oranında ek zam yapılması gerektiğini söyledi…
Eğer bir türlü durdurulamayan fiyat artışları bu hızla artmaya devam ederse önümüzdeki haziran ayında memur ve emeklilerin maaşlarına yüzde yüz zam yapılsa dahi yaşadıkları ekonomik kaybı telefi etmesi mümkün olmayacak...
Belki birkaç ay biraz rahat nefes almalarını sağlar. Sonra yine aynı sıkıntılar yaşanmaya devam eder…
Önemli olan gıda enflasyonun önüne geçebilmek…
* * *
DESTİCİ DE ALPEREN OCAKLARI'DA 2. ÇÖZÜM SÜRECINE TEPKI GÖSTERDİ
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, 1 Ekim 20024’de partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada İmralı Cezaevi'nde bulunan PKK lideri Abdullah Öcalan'a seslenerek, "Terörün bittiğini, örgütünün tasfiye edileceğini tek taraflı ilan etsin" çağrısında bulunmuştu...
PKK'nın ateşkes ilan etmesine giden süreç, 22 Ekim'de Bahçeli'nin Öcalan'a örgütü lağvetmesi koşuluyla, "Umut hakkı için başvurması ve TBMM'de DEM Parti Grup Toplantısı'nda konuşması" çağrısı yapmasıyla başlamıştı…
Bahçeli’nin bu çıkışından sonra DEM Parti heyeti İç İşleri Bakanlığının izniyle İmralı’ya giderek terörist başı Öcalan’la görüştü…
Görüşme de, Öcalan örgüte “silahları bırakın” çağrısı yaptı…
Ancak bu çağrıyı yaparken bazı şartlar da öne sürdüğü iddia edildi…
Önümüzdeki günlerde DEM Partililer Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüştükten sonra yeniden İmralı’ya giderek Öcalan’a, Cumhur İttifakının şartlarını iletecekler…
O görüşme de Öcalan’dan ne gibi bir çağrı gelecek bekleyip göreceğiz...
'TERÖRLE MÜZAKERE OLMAZ'
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin, “Terörist başı Öcalan Umut hakkı için başvurması ve TBMM'de DEM Parti Grup Toplantısı'nda konuşması" çağrısı yapmasıyla başlayan 2. Çözüm sürecine Cumhur İttifakının küçük ortağı Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, yeni çözüm sürecine ilişkin " Yeni bir çözüm sürecini kimse aklından geçirmemelidir. Elinde silah olanla müzakere olmaz, mücadele olur. Silahlar bırakılır ondan sonra konuşulabilir ama elinde silah olanla ve onların uzantısıyla müzakere etmenin doğru olmadığını düşünüyoruz. Bunu geçmişte gördük. Adına 'çözüm süreci' denilen süreci hep birlikte yaşadık ve sonunda ne oldu? Maalesef Türkiye'ye ve Türk milletine ağır bir faturası oldu. Yeni bir çözüm sürecini yani çözülme sürecini kimse aklından geçirmemelidir. Onun için biz bu süreci doğru bulmuyoruz" diyerek tepki göstermişti…
BBP ‘İDAM CEZASI GERİ GELSİN’ DİYOR
Büyük suç unsurlarına karşı idam cezasının gelmesini istediklerini söyleyen Destici, üç suçu şöyle sıraladı:
"Biz 3 şey için idam cezasının gelmesini istiyoruz. Birincisi terör suçları için. Yani bizzat kurşunu sıkarak, bombayı patlatarak askerimizi, polisimizi, ögretmenimizi, sivil vatandaşımızı öldüren ve bunun emrini verenler için. İkincisi küçük yaşta çocuklarımızı, kızlarımızı kaçırıp taciz ve tecavüz ettikten sonra öldüren sapıklar için...”
ALPEREN OCAKLARI’DA KARŞI ÇIKTI
Eskişehir Alperen Ocakları İl Başkanlığı, 2. çözüm süreci iddialarına pankartla tepki gösterdi. İl Başkanı Ali Mücahit Destici, sert açıklamalarda bulundu…
“Terörle müzakere değil, mücadele olur”
Büyük Birlik Partisi’ne yakın Eskişehir Alperen Ocakları İl Başkanlığı, kamuoyunda yeniden gündeme gelen 2. çözüm süreci iddialarına karşı tepki pankartı asarak sert bir çıkış yaptı. İl Başkanı Ali Mücahit Destici, yaptığı açıklamada sürece kesinlikle karşı olduklarını dile getirdi…
“BU SÜRECI DESTEKLEMIYORUZ, İSTEMİYORUZ”
İl binasına asılan pankartta, “Eli kanlı kimseyle tokalaşmıyoruz, Yeni bir çözüm sürecini kesinlikle desteklemiyoruz” ifadeleri yer aldı…
İl Başkanı Destici, yaptığı basın açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
“Terörle asla müzakere olmaz, terörle mücadele olur. Bu süreci asla desteklemiyoruz, istemiyoruz. Şehit liderimiz Muhsin Yazıcıoğlu’nun dediği gibi, yapılacak her türlü diyalog terör örgütüne cesaret vermektedir. Bunları farklı tanımlamak, tanımlandırmaya çalışmak sadece gaflet ve hainliktir.”
“İDAM CEZASI GERİ GELMELİ”
Destici, terörle mücadelede en net çözümün idam cezasının geri getirilmesi olduğunu savunarak, “Milletimizin huzuru ve birliği için başka çözüm değil, kararlılık gereklidir” dedi.
Alperen Ocakları’nın açıklamaları, sosyal medyada da geniş yankı buldu. Asılan pankartta milli birlik ve bütünlüğü savunan güçlü mesajlar yer aldı…
* * *
BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, terörist başı Abdullah Öcalan’ın “örgütü lav edin. Silahları teslim edin” çağrısı yapması ve bunun gerçekleşmesi halinde “serbest bırakılması” veya “ev hapsi cezası” verilmesi halinde ne gibi tepki gösterecek?
-Cumhur İttifakından desteğini çekecek mi?
-Kerhen de olsa destek vermeye devam mı edecek?
Bunun da yanıtlarını önümüzdeki aylarda göreceğiz...
* * *