Üniversite eğitiminden sonra Almanya’ya giderek rulman sanayisini öğrenen ve edindiği bilgilerle memleketi Eskişehir’e yatırım yapan Das Lager Rulman Şirketi’nin Yönetim Kurulu Başkanı Harun Adıgüzel, rulman üretiminin ülke gelişimine katkısını dile getirdi.

Eskişehir'de meşe palamudunun fiyatı cep yakıyor Eskişehir'de meşe palamudunun fiyatı cep yakıyor

Eskişehirli iş adamı Harun Adıgüzel, basın mensuplarıyla bir araya geldiği kahvaltı programında yüksek teknoloji gerektiren ‘Rulman’ ürününün tanıtımını gerçekleştirdi. Eskişehir’de kurdukları şirketin Yönetim Kurulu Başkanı olan Adıgüzel, 30 ülkeye rulman ihraç etiklerini ifade ederken, hedeflerinin 50 ülke olduğunu belirtti. Amacının Türkiye’yi rulman üretiminde küresel bir güç haline getirmek olduğunu ifade eden Adıgüzel, Türkiye’de yatırım yapmanın zorluklarını da paylaşarak “Türkiye’de yatırım yapmak adeta savaş gibi” dedi.

"Rulmansız bir ülke  bağımsızlığa kavuşamaz"

Rulman üretmeyen ülkelerin gelişmesinin mümkün olmadığını dile getiren Adıgüzel, “Rulman ileri teknoloji, bilgi birikimi, sermaye birikimi ve güvenlik demektir. Rulman hem stratejik hem de yüksek teknolojik bir üründür. Rulman olmazsa, uçaklar uçmaz, otomobiller yürümez, evimizde kullandığımız çamaşır makinesi çalışmaz kolumuzdaki saat ilerlemezdi. Rulmansız bir ülke dışa bağımlı olur ve tam bağımsızlığa kavuşamaz, en küçük bir ambargoda savunma stratejimiz bloke olur. İşte bu kadar kritik stratejik ve teknolojik ürün üreten bir ülkeyiz. Eskişehir aslında son derece önemli ve stratejik bir ürünü üretiyor. Kim ne kadar bunun farkında ve önemini biliyor bilemiyorum” dedi.

"OSB’de 20 bin metrekare arsa alınmıştır"

Firmanın 45 yıllık tecrübenin neticesinde oluştuğunu belirten Adıgüzel, Türkiye’nin gelişimi adına çalışmalarına devam ettiklerini belirtti. Adıgüzel, “Firmamız 8 yılda inanılmaz işler gerçekleştirmiştir. +250 km hızlı tren dahil tüm demiryolları rulmanlarını, ilk ince cidarlı savunma sanayi rulmanını, ilk uçak helikopter gibi havacılık rulmanını, ilk M50 malzemeden SS rulmanını üreterek ülkemizde ilkleri gerçekleştirmiştir. Sermaye artırımını 30 milyon dolara çıkarmıştır. Kısa vadede hedefimiz borsaya girmektir. Bunun için ciro hedefimiz 50 milyon dolardır. Bu çerçevede Ankara Uzay Havacılık İhtisas OSB’de 20 bin metrekare arsa alınmıştır. 2025 yılı içerisinde inşaata başlamayı hedefliyoruz. Bu yeni fabrikamızda özellikle minyatür rulman üretip Havacılık ve Savunma Sanayi’nin ihtiyacı olan kritik rulmanları üreterek, ülkemizi ambargo baskısından ve tehditten kurtaracağız. Bu çerçevede diğer bir kritik ürün olan, ülkemizde üretilmeyen veya az üretilen, ithalat yolu ile temin edilen özel kayışların üretimi için Diyarbakır’da çalışmalarımız devam etmektedir” diye konuştu.

30 ülkeye rulman ihracatı yaptıklarını belirten Adıgüzel, bu yıl içerisinde 50 ülkeyi hedeflediklerini belirtti. Adıgüzel, “20 Ülkeyle de irtibatlarımız devam etmekte olup, ihracat noktamızı 2025 yılı içerisinde 50 Ülkeye çıkartacağız. MENA Bölgesinden (Cezayir, Tunus Fas, Mısır, Suriye, Irak ve İran) tarafımıza fabrika kurma talepleri ısrarla yapılmaktadır. Mısır ve Cezayir üzerinde çalışmalarımız devam etmektedir. Azerbaycan’dan Özbekistan’a kadar yine Rulman fabrikası yoktur ve bizden talepler devam etmektedir. Anlaşılacağı gibi artık Das Lager Rulman yalnızca ürünü üretip satmak değil, Mühendislik bilgi ve tecrübe ihracat edecektir. Tam bağımsız bir Türkiye için çalışmalarımız devam etmektedir.   

"Yatırım yapacak kişinin cesur olması lazım"

Adıgüzel sözlerine şu eleştiriyle son verdi: “Bu ülkede yatırım yapmak gerçekten çok zor. Adeta bir savaş gibi. Özellikle küçük ve orta ölçekli yatırımcılar için bürokrasi en büyük engel. Devlet yukarıda bir karar alır, bir kanun çıkar ama esas mesele bunun sahada nasıl uygulandığıdır. Eğer bu kararlar kafalarda oturmamışsa, işinizi yaparken sizi canınızdan bezdirirler. Birisi gider, başkası gelir ama çark hep aynı döner. Yatırımcıyı pişman ederler. Bu yüzden yatırım yapacak kişinin cesur olması lazım. Türkiye’ye yatırım yapan birçok yabancı yatırımcı tanıyorum, hepsi kısa sürede pes edip gitti. Biz burada yaşadığımız için anlarız, şartları biliriz. Ama yabancı yatırımcı için bu kabul edilemez bir durum.”

Kaynak: HABER MERKEZİ