SES Eskişehir Şubesi tarafından Köprübaşı’nda kamu emekçilerini kapsayan toplu iş sözleşmelerine ilişkin basın açıklaması yapıldı. Açıklamada konuşan SES Eskişehir Şube Başkanı Birtürk Özkavak, sadece sağlık ve sosyal hizmet emekçileri için değil hizmet verdikleri hastalar için de alanlarda olduğunu ifade etti.
HÜKÜMETİ UYARIYORUZ
Açıklamada konuşan Birtürk Özkavak şunları söyledi:
“Bizler bugün Türkiye’nin dört bir yanında sağlık ve sosyal hizmet emekçileri olarak üretimden gelen gücümüzü göstermek ve hükümeti uyarmak için TİS masasındaki sarı sendikaları uyarmak için toplandık. Bugün Eskişehir’in bütün hastanelerinde birçok hekim arkadaşımız, birçok hemşire, ebe, tıbbi sekreter arkadaşımız iş bırakarak alanlara çıktı.”
“SOFRAMIZDAKİ HER ŞEYİN FİYATI ARTACAK”
“Haklarımız için her zaman alanlarda olmaya devam edeceğiz. Daha dün benzine zam geldi. Birkaç gün önce ilaçlara yüzde 30 zam geldi. Daha çok yakında bekliyoruz ki hastanelere katılım payı, ilaçlara katılım payı devasa artacak. Soframızdaki her şeyin fiyatı artacak. Tam da böyle bir günde toplu iş sözleşmesi Ankara’da başlıyor. Masada 3 tane sendika var. Bunlardan bir tanesi gerçekten emekçileri temsil eden KESK’tir. KESK masada yerini alarak emekçilerin gerçek taleplerini dile getirecektir.”
“NEREDEYSE MAAŞLARIMIZLA EŞİTLENEN EV KİRALARI”
“Bizim çalışma koşulları giderek daha zorlaşıp kışkırtılmış sağlık talepleri ile sağlık hizmetlerinde nitelik düşürülerek sadece para kazandırılan bir boyuta taşınmıştır. Her gün bir şiddet haberi alıyoruz. Biliyoruz ki sağlıkta şiddet artmasının tek sebebi öfkeli birkaç insan değil, izlenen yanlış sağlık politikalarıdır. Her geçen gün biraz daha yoksullaşıyoruz. Özellikle büyük şehirler başta olmak üzere büyük metropollerde ve giderek Eskişehir’de de çalışan sağlık emekçileri ve bütün emekçiler hayat pahalılığıyla karşı karşıya ve neredeyse maaşlarımızla eşitlenen ev kiralarını, çocuklarımızı bıraktığımız kreş ücretlerini ödemek için ek iş yapmaya başladılar. Çünkü liyakatsiz ve usulsüz atanan yöneticiler iş barışımızı bozuyor. Motivasyonumuzu düşürüyor. Çünkü başta doktor ve hemşireler olmak üzere bütün diğer sağlık emekçileri olmak üzere çareyi yurt dışına gitmekten buluyorlar ne yazık ki. Bugün iş bırakmamızın tek sebebi sadece ekonomik ve sosyal haklarımız değil. Aynı zamanda hizmet verdiğimiz hastalarımız için de buradayız. Çünkü biliyoruz ki en az bizim kadar onlar da mağdur.”
ÖZLÜK VE EKONOMİK KOŞULLAR DÜZELTİLMELİ
“Sadece mektup göndermek değil mesele. Grevleri bölmek, parçalamak için grev öncesi sağlık ve sosyal hizmet emekçilerini hatırlamak değil Sağlık Bakanlığı’nın yaptığı gibi. Mesela her gün onların sorunlarını çözecek gerek özlük gerek ekonomik gerek iş yeri koşullarını düzeltmektedir. Sayın Bakan’dan bunları bekliyoruz.”
EN DÜŞÜK EMEKLİ MAAŞI 38 BİN LİRANIN ÜZERİNDE OLMALI
“Taleplerimiz TİS masasında söyleyeceğimiz temel taleplerimiz şunlardır: Performans, ek ödeme, teşvik adı altında farklı kalemlerde değil tek kalemde ve emekliliğimize yansıyan yoksulluk sınırı üzerinde bir ücret istiyoruz. En düşük memur maaşı yoksulluk sınırı üzerinde olan 38 bin liranın üzerinde olmalıdır. Nöbet, icap gibi fazla çalışma ücretleri en az 2 kat artırılmalıdır. Her hastaneye ve sosyal hizmet kurumlarına ücretsiz kreşler açılmalıdır. Uzun yıllar sağlık emekçilerinin kullanıma tahsis edilmiş fakat mevcut iktidarın kapattığı sosyal dinlenme tesisleri yeniden açılmalıdır. Sağlık hizmetleri ağır ve tehlikeli işler kapsamındadır. Buna göre yıpranma payı 90 gün üzerinden tam gün ödenmeli. Geçmiş yılları kapsamalı ve bütün sağlık ve sosyal hizmet emekçilerini ayrımsız kapsamalıdır.”
“GEREKTİĞİNDE YENİDEN İŞ BIRAKMAYA DEVAM EDECEĞİZ”
“Sağlık emekçilerine karşı şiddetin önlenmesi için gerekli önlemlerin alınarak bu şiddet sistemini üreten sağlık sistemi yeni baştan kurulmalıdır. Ve biz bütün bu taleplerimizin yaşam bulması için TİS boyunca iş yerlerinde, sosyal hizmet kurumlarında, hastanelerinde birinci basamak sağlık hizmetlerinde taleplerimizi haykırmaya ve gerektiğinde yeniden iş bırakmaya devam edeceğiz. Buradan hükümete ve toplu iş sözleşmesi masasında oturan bütün sendikalara sesleniyoruz. Bir kez daha emekçileri satmanıza izin vermeyeceğiz. Bizler SES ve KESK olarak alanlardayız. Haklar yasallardan önce gelir. Haklarımız için yaşasın fiili ve meşru mücadelemiz.”