YOL SORUNU HER YERDE

EOSB Başkanı Nadir Küpeli, sosyal konutlar için ‘çok iyi irdelenmeli’ derken, şehrin çevreyolu ihtiyacı için de “Yol sorunu şehrin tamamında var. Hem şehir içi hem de dışında” dedi. Küpeli, mahkemenin URAYSİM kararına da saygı gösterilmesi gerektiğini dile getirdi. Sanayideki gelişimden de gurur duyduklarını anlatan Küpeli, yaşanan işçisizlik sorununun da giderek arttığını dile getirdi.

KISMETSE ZATEN ÖNÜNDE DURULAMAZ

Adının siyasetle sıkça anılmasının gönlünü okşadığını da anlatan EOSB Başkanı Nadir Küpeli; “Kendimi siyasete uzak görüyorum. Aday olmak gibi bir düşüncem yok. Ancak ben itikadi olan bir kişiyim. Size bir şey kısmetse bütün kâinat bir araya gelse bunu engelleyemez. Aklım, şu an için böyle bir şeyin olmaması gerektiğini söylüyor. Ancak dediğim gibi bu kısmetse de hiç kimse bunun önünde duramaz.” şeklinde konuştu.

NELER SÖYLEDİ

Türkiye'nin en büyük organize sanayi bölgesi haline geldik.

Yeni yollar yaparak organizedeki trafik yoğunluğunu bitirdik.

Asfaltsız yolumuz kalmadı, tüm alt yapıyı yeniledik. Asbestli borular vardı hepsini değiştirdik.

Biz organize sanayi bölgesinin sadece fabrikalardan ibaret olmadığını da anlatmaya çalışıyoruz.

Geride kalan 40 Yıllık işleri biz 5 yılda daha fazlasıyla yaptık.

Yükselen işçi maaşları nedeniyle firmalarımız rekabet edemez noktaya gidiyor.

Çalışan giderleri, toplam üretim maliyetleri içinde 4-5 kat arttı.

Çalışanlar haklı geçinemiyor, iş veren de haklı artık rekabet edemiyor.

Ülkenin şartları insanları çalıştırmamaya yönlendiriyor. Sosyal politikalar doğru ama yanlış uygulanıyor.

EYT’den emekli olanların yüzde 42’si çalışıyor. Yüzde 58 iş gücü bu yüzden sahadan çekildi.

İnşaattan boyacılığa kadar kaynakçılıktan tornacılığa kadar makine montajından imalatından beyaz eşyaya kadar pek çok sektörde kesinlikle işçisizlik sorunu var!

Ne kalıp işçisi var, ne demir işçisi var, ne bir plastik işçisi var, ne otomasyon var, ne elektrikçi var, hiçbirisi yok!

Herkes yüksek ücretlerle çalışıyor ve sorun da sadece mavi yakalılarda. Beyaz yakalılar ilgili herhangi bir sorun görmüyoruz.

Maalesef sabah ve akşam sanki İstanbul'daki boğaz trafiği gibi trafik var.

Şunu biliyoruz ki, Eskişehir’in artık trafik sorunu var. Şehir içi de dahil. Hem şehir içi hem şehirlerarası yollarda trafik sorunumuz var.

Uçuşlar başlamalı demek biraz tribünlere oynamak gibi geliyor bana!

URAYSİM Kararı mahkeme tarafından bütün Yüce Türk Milleti adına verilmiş bir karardır. Bunun üzerine, konuşmak doğru olmaz.

Belediye başkanlığına layık görülmek gönlüme çok hoş geliyor.

Belediye başkanlığı çok kolay yapılır. Yani belediye başkanlığı zor bir iş değil bizim için.

Kendimi siyasete uzak görüyorum. Aday olmak gibi bir düşüncem yok.

Ben itikadi olan bir kişiyim. Aklım şu an için böyle bir şeyin olmaması gerektiğini söylüyor. Ancak dediğim gibi bu kısmetse de hiç kimse bunun önünde duramaz.”

Eskişehir Organize Sanayi Başkanı Nadir Küpeli ile bir söyleşi gerçekleştirdik. Başkan Küpeli, Eskişehir sanayisini, ekonomisini, kentin meselelerini ve çözüm önerilerini Yenigün Gazetesi’ne anlattı. Röportajımızda en çok da Küpeli’nin siyasete girip girmeyeceği ve adının en çok geçtiği belediye başkan adaylığına dair gündemle ilgili merak edilenlere de yanıt aradık. Küpeli, pek çok sorumuza içtenlik ve samimiyetle yanıt verdi.

RÖPORTAJ

+ Sayın Başkan, öncelikle sorumlusu olduğunuz organize sanayi bölgesinden başlayalım. Yatırımlar artıyor, okullar yapılıyor, hizmetler çoğalıyor. Son durum nedir?

ÜLKENİN EN BÜYÜK SANAYİSİ OLDUK

Öncelikle sizlere çok teşekkür ediyorum. Sanayinin ve sanayicinin sesine kulak verdiğiniz için. Burada yaşananları anlatmak fırsatını bana gayretiniz için çok teşekkür ederim. Sorunuza gelirsem, 26 Temmuz 2017 tarihinde Yönetim Kurulu Başkanı oldum. O günden bu yana hiç durmadan çalışıyoruz. Ve çok şükür bugün geldiğimiz noktada fevkalade işler başardığımızı görmek memnun etti. Okul sadece gözüken bir yüz. İyi ki yapmışız okulu. Ama okulun dışında organize sanayi bölgesinin coğrafi olarak büyütülmesi var. Şu andaki son verilere göre Türkiye'nin en büyük coğrafi olarak organize sanayi bölgesi haline geldik. 34 Milyon metrekareye geldik. Bizim yönetimimiz döneminde büyüdü rakamlar. Tabii birçok hizmetimiz daha oldu. Trafikten altyapıya kadar katılımcı sayısına kadar gerçekten bugün burada tek tek saymanın çok kolay olmayacağı hizmetler oldu. Tabii bunu sadece Nadir Küpeli adıyla anlatmak ya da O’na indirgemek haksızlık olur. Ben değil biz söylemi üzerine konuşmak lazım, çalışmak lazım. Bütün arkadaşlarım en az benim kadar yetkilidir. Mesela bir tane örnek verebilirim size. Özellikle Şehir Hastanesi yapıldıktan sonra sabah saatlerinde organize sanayi bölgesinin girişimde oluşan trafik yoğunluğu vergi dairesi başkanlığına kadar uzuyordu. Firuz Kanatlı bulvarını çözmekle net bir şekilde bu kuyruklardan kurtulduk. 19 yıl boyunca mücadele edilmiş bunun için. Yol yapmak için sınırın genişlemesi lazım. 30, 40 metre genişleyecek ama orada 1.830 metrelik bir yol var. Lakin sınır bittiği için ve yasa gereği biz kendi sınırımız dışına çıkamıyoruz. Bununla ilgili Büyükşehir Belediyesiyle ve diğer belediyelerle görüşerek 19 yıldır bekleyen bir tane yolu yaptık. Mesela o yol doğrudan bizim ana trafiğin %30’unu oraya kaydırdı. Yassıhöyük Köyünü organizeye bağladık. Trafiğin bir miktarını da orası alınca buradaki yoğunluk bitti. Bunun gibi çok ciddi çözümler var. Altyapılarla ilgili. Bölgenin içerisinde tüm yolları, hepsini asfalt yaptık. Alt yapıları değiştirdik, asbestli borular vardı. Bunların hepsini yeniledik. Çünkü insan sağlığı bizim için çok önemli. Enerji yatırımlarını ihmal etmedik. Geldiğimiz zaman 100 megavatlık bir kurulumuz elektrik gücümüz vardı. Bugün 300 megavata çıktı. Gaz aynı şekilde büyüdü. İtfaiye teşkilatına çok ciddi alımlar yapıldı. Sağlık tarafından ambulans ve diğerlerine ciddi yatırımlar yapıldı. Arama kurtarma tarafında ciddi yatırımlar yapıldı. Çünkü biz organize sanayi bölgesinin sadece fabrikalardan ibaret olmadığını da anlatmaya çalışıyoruz. Onun dışında Eskişehir'de Organize Sanayi Bölgesi diye bir kurumun olduğunu şehir bilmiyordu. Yani organize sanayi bölgesiyle sanayi odasının bağlı olduğu bakanlıklar bile birbirinden ayrı. Organize Sanayinin temsil kurumlarında, protokolde hiçbir yeri yoktu. Tüm bunları anlatarak hallettik. Buna benzer o kadar çok şey var. İşte yaşam parkı yaptık. Niye yaptınız diyemezsiniz. Çünkü bunun içerisinde yine sanayicimizin ihtiyacı olan birçok şey var.  Engelliler Montaj Atölyesini yaptık. Bunu da niye yaptınız diyemezsiniz. Sanayinin sosyal taraf olmak zorunda. Çünkü bizim de engelli insanımıza faydamız olması lazım. Daha sonra ticaret merkezleri yaptık. Çünkü buradaki çalışanlara hizmet verecek bir tane market bile yoktu, şimdi var. Mesela kreş yoktu. Şu anda var diyebilirim çünkü çok kısa zamanda açılacak. Buna benzer o kadar çok şey var ki! Bunların hepsini bir araya getirdiğimiz zaman geride kalan 5 yılda belki de önceden yapılan 40 yıldan daha fazla bir şey yapıldı. Şunu da söylemliyim; Biz enkaz falan hiç almadık. Böyle bir şey yok. Gerçekten Savaş Bey'e ve bundan önceki başkanlara şükranlarımı sunuyorum. Bize oldukça yüksekte bir bayrak teslim ettiler ama biz o bayrağı çok daha yükseklere taşımak için mücadele ettik ve bunu da başardığımıza inanıyorum.

+ Biraz ekonomiye gelelim. Ekonomide zor günlerden geçiliyor. Vatandaş sıkıntısı yaşıyor. Çalışanın sıkıntısı var. Ücretler eksik kalıyor, yetmiyor gibi bir durum var. Ne diyorsunuz, nasıl yorumluyorsunuz?

İŞÇİ DE HAKLI İŞVEREN DE HAKLI!

Evet öyle bir durum var. Öyle de bize de maaşlar çok yüksek geliyor. Artık rekabet gücümüz azalmaya başladı. Şimdi çalışanlar tarafından baktığımız zaman bugünkü ücretlerin geçim tarafında az olabileceğini değerlendirebiliriz. Ancak işveren tarafına ve işverene getirdikleri yüklere baktığımız zaman da sorunlar var. Daha önceki yıllarda işçilik giderlerimizin toplam üretimimizin içerisindeki payı ile bugünkü payı arasında 4-5 katlık artış var. Bu da bizim rekabet gücümüzü de azaltıyor. Netice itibariyle ben çalışanlarımıza daha az para verelim, onların haklarını vermeyelim anlamda bir şey söyleyemiyorum. Ama böyle de bir durum var şu anda. Yani herkes haklı, çalışanlar haklı, geçinemiyoruz diyorlar. Biz de haklıyız, rekabet edemiyoruz diyoruz.

+ Zaman zaman yaptığınız açıklamalar var, işçisizlik sorunundan bahsediyorsunuz. Yüksek miktarlarda maaş önermenize rağmen çalıştıracak işçi bulamamaktan da yakınıyorsunuz. Bununla ilgili neler söyleyeceksiniz?

SOSYAL POLİTİKALAR DOĞRU UYGULAMALAR YANLIŞ

Bir kere biz sosyal bir devletiz. Bizim devletimiz dünyanın birçok ülkesinde olmadığı kadar vatandaşına destek olmaya çalışıyor ama maalesef bazı çevrelerde bu kötüye kullanılıyor. İnsanlar çalışmadan kazanmak istiyor. Birisini çarşıda gördüm ve sordum; Niye çalışmıyorsun? Niye çalışayım ki? Öğle yemeğini belediye veriyor. Akşam yemeğini başka belediye veriyor. Kömürünü falan filan hükümet gönderiyor, yaşlılığım da var diyor. Yani işsizlik parasının olmasını doğru buluyorum, işsizlik parası verilmesini de doğru buluyorum ama uygulamasını eksik görüyorum. İnsanlar işsizlik maaşı almaya devam etmek için iş bulamadım diye kurumlara gelip imza alıyor. Madem işi beğenmiyor ve çalışmaya başlamak istemiyor o zaman diğer ülkelerdeki gibi yapılmalı. İşsizlik parası alan kişiler bu süre içerisinde devletin kurumlarında belirli süre çalışmalı. Yani karakolda, okullarda ve hastanelerde günde 3 saat, 5 saat. Bizde de böyle olabilir. İşsiz vatandaş iş bulana kadar devlet işlerinde ya da özel sektörde çalışsın. Yani cami temizliği mi yapacak, okulu bakımı mı yapacak, yoksa karakollarda mı olacak? Hastanelerde devletimizin birçok bilimleri var. Buralarda da çalışabilir.

EYT TÜM DENGELERİ BOZDU

Başka bir şey daha var. Malum EYT çıktı. Netice itibariyle bizim delegelerimizi bozdu. Biz birçok firmada EYT ile ilgili finansman sıkıntısı oldu. Çünkü öngörülmeyen bir tazminat yükü geldi. İkincisi, bizde çalışan insanların çok ciddi bir kısmı işten ayrıldı. Bu kişiler kıdem tazminatı nedeniyle çalışmaya devam ediyordu. Ama şimdi 300 TL, 500 TL 1.000 TL fazla verdiği zaman bir başka firmaya gidiyor ya da bize geliyor. Bir kısmı da çalışmıyor. Yani şu anda yapılan araştırmaya göre EYT’lilerin yüzde 42’si çalışıyor. Toplam EYT’li çalışanların yüzde 58’ini şu anda iş gücünden uzakta bıraktık.

ÇALIŞTIRACAK KİMSE KALMADI

Eskişehir’in tamamı için bunu net bir şekilde söyleyebilirim; inşaattan boyacılığa kadar kaynakçılıktan tornacılığa kadar makine montajından imalatından beyaz eşyaya kadar pek çok sektörde kesinlikle işçisizlik sorunu var. Ne kalıp işçisi var ne demir işçisi var ne bir plastik işçisi var ne otomasyon var ne elektrikçi var hiçbirisi yok. Ne kaynakçı var ne forkliftçi var. Net bir şekilde söylüyorum, Eskişehir'de organize sanayi bölgesinde bizim çalıştıracak eleman bulamama sorunumuz var. İnanın çok büyük bir kısmında da asgari ücret falan da yok. Herkes daha yüksek ücretlerle çalışıyor ve sorun da sadece mavi yakalılarda. Beyaz yakalılar ilgili herhangi bir sorun görmüyoruz. Orada bir sıkıntı yok. Herkes masa başı bilgisayar başında iş istiyor. Yani üretim tarafında kimse çalışmak istemiyor.

Editör: Anıl Aksoy