YETER  NOKTASI

7 Temmuz 2021 00:14
A
a
Ercan Kardeşler Kuyumculuk
         Geçen günlerden birinde
Araç trafiğine kapalı
Yaya trafiğine fazlasıyla açık bir caddede öylesine geziyordum.
Yanımdan gelip geçene, sağım solum çarpmasın diye takdir edilesi bir gayret içindeydim. Sanki bir tek ben sorumluydum, bu cadde nizamımdan
          Önünden geçtiğim dükkanlardan birinin camında donma noktası yazıyordu. Bu yazı gözüme değdiği anda zihnimde anlamlı anlamsız bir hareketlilik  nedeni meçhul bir şekilde başlamış oldu.

Alelade iki sözcük, ilginç olan şey ne ki burada diyebilirsiniz!  Haklısınız da, söz konusu bu tamlamada derin bir mana gizlenmiyor, farkındayım. Söyleceklerim, bu yazıyı görmemle birlikte zihnime dökülen cümleler olacak!  Donma noktası ifadesi; uçlarda gezen doygun bir hissi isimlendirme amacındaymışım da, nihayet bulmuşum gibi hissettirdi beni. Hani hep deriz ya, birisi canımızı sıktığında ''burama kadar geldi artık'' diye. İşte  sıklıkla kullandığımız bu klişe ifadeye ikame, havalı bir söz bulmuştum. Artık böyle durumlarda yeter noktasındayım diyebilirdim. Bu ifade  biçimiyle, içimde tezahür eden bıkkınlıkları  net bir şekilde afişe edebilmek mümkün olabilirdi. Sanki, beni mutsuz eden meseleler o yazıyı görmemle  kendilerini ortaya atıp  yeter diye haykırmışlardı. Yaşanan olumsuzluklar beni bir noktaya getirmişti, yeter noktasındaydım. Siz hala ne alaka diyebilirsiniz. Dediğim gibi direkt bir alakadan bahsetmiyorum. Bazen gördüğümüz  bir şey, görülenden  çok farklı  bir şeyi  zihnimize getirebilir. Bu durum da olduğu gibi.
Siz en iyisi mi bildiğiniz sözcükleri kullanmaya devam edin. Yeter noktası bende kalsın(biraz tebessüm)!
 
 
Benim  Hikayem
oyun havası tadında  mahalle düğünlerinde
oğluna kız bakmaya gelen annelerin heyecanını
anlamakla başladı
benim hikâyem,
mütevazi bir aile kahvaltısında
tabakta kalan son zeytinin sahibini bilmek
mecburi hissiyattı
denizi olmayan kıraç köyümde
bir kamyon buğday hesabı yapılırken
kavruk düşlerim hazır ola geçer
ben büyürdüm...
 
Ağustos 2016
Küçükesat...Ankara
İNCİRALTI
 
 
 
 
 
Konfüçyüs şöyle diyor:
 
‘‘Sizi iki defadan fazla üzen birine güvenmeyin.
İlk seferinde bu sizin için bir uyarıdır.
İkincisi ise bir derstir ve bundan daha fazlası saygısızlıktır.
Size gerçekten de değer veren insanları ayırt edin.’’
 
Aradan yüz yıllar da geçse, insan cinsine dair tespitler hiç değişmiyor değil mi?
 
 
 
 

 
 
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

alinti yazarlar ALINTI YAZARLAR
hava durumu HAVA DURUMU
anket ANKET

e-gazete E-GAZETE
sayfalar SAYFALAR
arşiv HABER ARŞİVİ
linkler LİNKLER
duyurular DUYURULAR
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat

Kurban Bayramı tebriği - İYİ Parti
Kurban Bayramı tebriği - Eskişehir Kent Konseyi