14 Şubat 2020 00:59
-A +A
Deniz Çağlar Fırat

Deniz Çağlar Fırat

Sevgililer Günü’ne bir de bu açıdan bakın

Bugün 14 Şubat Sevgililer Günü.
 
Günümüzde “sevginin günü mü olurmuş?”, “tüketim çılgınlığı” gibi sorular ve yakıştırmalarla haklı olarak tepki gösterilen bir gün olsa da bu evrensel günün de ortaya çıkışının derin ve hazin bir öyküsü var.
 
Klasik Yeşilçam filmlerindeki gibi kavuşamayan erkek-kadın hikâyelerinin ötesinde geniş halk kitlelerini içine alan, inançları zorlayan ve egemen siyasi yapı ile ezilen halkların karşı karşıya geldiğini gösteren özel bir hikâyeden bahsediyorum. 
Sevgililer Günü ile ilgili birçok hikâye anlatılsa da en kabul edileni ve gerçeğe yakın olanı
Aziz Valentine’nin hikâyesi.
 
Aziz deyince, tipik bir Hıristiyan din adamının öyküsü ya da Hıristiyan geleneği akıllara gelmesin. Tam tersine, aslında Hıristiyan olmayan yani bir Pagan inancı ile karşı karşıyayız. Aziz’lik de onu gizlemek için kullanılan bir maske…
Hikâyenin başı için bize hayli uzak ama insanlık tarihi için oldukça kısa bir zaman öncesine dönmemiz gerekiyor. Günümüzden 1746 yıl öncesine yani milattan sonra 270 yılına…
 
Hikâyeye geçmeden önce kısa bir bilgilendirme yapmak gerekiyor:
Eski Roma’da 14 Şubat günü bütün Roma halkı için önemli bir günmüş.  Çünkü bu günde Romalılar, tanrı ve tanrıçalarının kraliçesi olan Juno’ya duyulan saygıdan ötürü tatil yaparlarmış. Juno, ayrıca Roma halkı tarafından kadınlık ve evlilik tanrıçası olarak da bilinirmiş. Bu günün hemen ardından da yani 15 Şubat gününde ise Lupercalia Bayramı başlıyormuş. Bu bayram Roma halkının genç nüfusu için büyük önem taşıyormuş. Gençler sadece bu bayram süresince birbirlerinin partneri olabiliyorlarmış. 

EVLENMEK İÇİN BAYRAM GÜNÜ BEKLENİRMİŞ
Yani, hangi genç kadının hangi genç erkek ile bir çift oluşturacağı eski bir gelenek olan ve Lupercalia Bayramı’nın arife günü yapılan bir çekiliş ile belli oluyormuş. Bir nevi görücü usulü yani… Evlenme yaşına gelen gençler o gün yapılan etkinliklerle sevgili oluyorlarmış. Gerçi bugün için bizlere oldukça şaşırtıcı ve ilginç gelecek bir şekilde…  Romalı genç kızlar, isimlerini küçük kâğıt parçalarının üzerine yazıp bir kavanoza koyuyorlar, genç Romalı erkekler ise kavanozdan bu kâğıtları çekerek üzerinde hangi kızın ismi yazıyorsa o kızla bayram eğlenceleri boyunca eğleniyormuş. Bu esnada birbirine âşık olan çiftler evlenebiliyormuş. Genellikle de bu birliktelikler evlilikle sonuçlanıyormuş…

KÖTÜ KRAL SEVENLERİ AYIRIYOR
Tarihte 14 Şubat’ın ne anlama geldiğini öğrendikten-hatırladıktan sonra gelelim şimdi hikâyemize…
İmparator 2. Claudius, Roma’yı kendi katı kuralları ile zalimce yöneten bir hükümdarmış. Onun için en büyük problem ordusunda savaşacak asker bulamamakmış. Ona göre bu durumun tek nedeni de Romalı erkeklerin aşklarını ve ailelerini bırakmak istememeleriymiş. İşte bu yüzden Roma’daki tüm nişan ve evlilikleri kaldırmış. Düşünebiliyor musunuz, bir kral ordusunda savaşacak asker bulamadığı için evlilikleri yasaklıyor. Günümüzde zorunlu askerlik kavramının tarihte ne anlama geldiğini… (Burada Osmanlı’nın önemli askeri kolu Yeniçerileri hatırlayalım, onlara da evlilik yasaktı ve devşirmeydi)
 Aziz Valentine de Claudius’un hükümdarlığı zamanında Roma’da yaşayan bir din adamıymış. Kendisi gibi papaz olan Aziz Marius ile birlikte Claudius’un yasağına rağmen gizlice çiftleri evlendirmeye devam etmiş.(Bakın kendisi evlenmiyor, aşık çiftleri gizlice evlendiriyor) 
Ancak kötü imparator bu durumu bir süre sonra öğrenmiş. Aziz Valentine insanları evlendirmeye devam ettiği için tutuklanmış ve yaptıklarının cezası olarak sopa ile dövülerek öldürülmüş.
Milattan sonra 270 yılının 14 Şubat’ında da Hıristiyan şehitliğine gömülmüş…

PAGANLAR GELENEĞİ SÜRDÜRMÜŞ
Gelelim olayın pagan inanış kısmına… Aynı zamanlarda Roma’daki putperestler, şubat ayı içinde kutlanan Lupercalia Bayramı’nı kendi putperest tanrıları için kutluyorlarmış. Bayram öncesi yapılan geleneksel çekilişi ise törene bağlı kalarak kendileri için uygulamaya başlamışlar Papazlar bu törenlerin, özellikle de evlenmemiş gençlerin putperestler ile birlikte anılmasından rahatsız oldukları için bir çözüm bulmuşlar ve bu gençlerin isimlerinin azizlerle birlikte anılmasını istedikleri için Lupercalia Bayramı’nın başladığı günü “Aziz Valentine Günü” olarak kutlamaya başlamışlar.
Ve 14 Şubat 270 yılında ölen Valentine’nin ölüm günü o günden sonra Sevgililer Günü olarak kutlanmaya başlanmış. 

1800’LÜ YILLARDA İLK KART GÖNDERİLMİŞ
Efsanenin başka bir yönü daha var; 
Claudius, Valentine’i emirlerine uymadığı ve kendisine başkaldırdığı için tutuklatıp öldürmüş.  Bu olaydan 226 yıl sonra 496’da Papa Gelasius Aziz Valentine’i onurlandırmak için Şubat 14’ü Aziz Valentine Günü olarak belirlemiş.
Sevgililer Günü, 1800 yıllardan sonra Amerika’da Esther Howland’ın ilk Sevgililer Günü kartını yollamasından bu yana günümüzde daha çok sayıda insanın kutladığı toplumsal bir olay haline geldi. Bunun doğal sonucu olarak olayın ticari-kapitalist yönü çok gelişti.
Bugün sevginin günü mü olurmuş diye tepki gösterdiğimiz olay aslında tarihte genç âşıkların, kötü bir imparatorun altında inim inim inlerken bir din adamının ölümü göze alarak onları Tanrı huzurunda evlendirme ve sevenleri birbirine kavuşturma mücadelesinin günü. Evet, bugün sevgilinize sevginizi göstermek için bir hediye almak zorunda değilsiniz ama ne bileyim, kötü bir hükümdarın altında bir araya gelmek için kim bilir ne çileler ve acılar çeken o insanları anabilirsiniz.
 
Sırf o mücadele eden iyi yürekli insanların sevgiyi yaşatmak adına verdiği mücadeleye saygıdan dolayı:
Sevgililer Gününüz kutlu olsun…

Yorum Yap
Yorumunuz
1000

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Facebook Yorumları
Dikkat Çekenler
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
Sayfalar
Arşiv
Günlük Gazeteler
Oku
Ziyaretçi Defteri
Hava Durumu
Hava Durumu
Yükleniyor...

Eskişehir Yenigün GazetesiHaber Yazılımı Haber Scripti