MÜLTECİ SORUNU

13 Temmuz 2021 00:41
A
a
Ercan Kardeşler Kuyumculuk

 
Plansız (!) Mülteci Alımı
 Son günlerde Afganistan üzerinden gelen binlerce mültecinin Van il sınırları civarından akın akın Türkiye'ye gelişlerini izliyoruz. Bu durumu vatandaşlar olarak sadece biz izlemiyoruz. Hükümet de izliyor. Bu insanlar sınırda hiçbir sorgu sualle, hiçbir engellemeyle karşılaşmadan nasıl oluyor da elini kolunu sallayarak ülkemize girebiliyor? Sınır güvenliği noktasında bu kadar büyük bir zafiyetimiz mi var? Sınırlarımızı koruyamıyor muyuz? Yoksa yetkililer Afgan mültecileri bilerek mi ülkemize alıyor? Tıpkı sorgusuz sualsiz alınan milyonlarca Suriyeli mülteci gibi. Mülteci konusu son yıllarda tüm dünyada aktif olarak tartışılan bir konu. İnsani boyutuyla düşünen de var, ekonomik ve demografik açılardan düşünen de var. Konuya sadece tek bir boyuttan bakmak biraz saflık olur. Böylesine önemli konularda geniş bir bakış açısı tercih edilmelidir. Bu yazıda konuya olabildiğinde geniş bir bakış açısıyla bakmaya çalışacağız.
 Öncelikle gelişmiş ülkelerin meseleye nasıl yaklaştığını inceleyerek başlayalım. Dünyadaki tüm gelişmiş ülkeler mültecileri kabul ediyor. Ama nasıl kabul ediyor? Bizim gibi sınır kapılarını açıp gelen herkesi alarak mı? Tabii ki hayır. Bahsettiğimiz ülkelerin ekonomileri her sene gelişip büyüdüğü için aktif olarak çalışacak vasıflı ve vasıfsız elemanlara ihtiyaç duyuyorlar. Ülkedeki sektörlerin ne kadar elemana ihtiyacı olduğunu, ne tip insanlara ihtiyacı olduğunu hesaplıyorlar ve başvurular üzerinden değerlendirme ve eleme işlemlerini yaparak ülkeye faydalı olacak kişileri vatandaş olarak kabul ediyorlar. Olması gereken de zaten budur öyle değil mi?
 Dışarıdan baktığımızda Türkiye'ye sorgusuz sualsiz alınan en az 5-6 milyon mülteci acaba gerçekten plansız olarak mı alındı? Zaten işsizliğin, yoksulluğun olduğu ve her sene giderek arttığı bir ülkede yönetim hangi mantıkla milyonlarca mültecinin ülkeye girmesine göz yumuyor olabilir? Birçok insan bunun mantıksız ve plansız bir boş vermişlik olduğunu düşünüyor. Ben bu düşünceye katılmıyorum. Bana göre hükümetin aklında kesinlikle bir plan var.  Ama bu plan nedir, uzun vadede neler düşünülüyor, orasını bilemem. Şimdi kısaca aşırı mülteci alımının ülkemize vereceği zararlara bakalım.
 
Bölgesel İsyan Tehdidi
 Suriyeli mültecilerin nüfusa oranla en fazla olduğu illerin başında Kilis, Hatay, Gaziantep, Şanlıurfa ve Hatay geliyor. Örneğin Kilis nüfusunun %80'inden fazlasını Suriyeliler oluşturuyor. Bu illerden oluşan bölgede Suriyelilerin nüfusunun çok fazla olması ve bu nüfusun giderek artması, gelecek on yıllarda bölgenin huzuru ve güvenliği için büyük bir tehdit oluşturabilir. Bu bölgede Suriyeli mültecilerin sayısı kendi vatandaşlarımızın nüfusuna karşı ezici bir çoğunluğa ulaştığında bölgedeki olası isyanların önüne geçmek çok zor olacaktır. Güneydoğu bölgesinde kırk yıldır süregelen sorunlara bir de bu bölgenin batı tarafındaki Suriyeli sorunu eklenecektir. Hem bu bölgede hem de çeşitli illerdeki mülteci sayısının artışıyla değişen demografik yapı, sadece isyan tehdidi değil, aynı zamanda bölge halkının huzurunun kaçmasıyla doğacak olan huzursuzluklara da açık kapı bırakmaktadır.
 Bu arada şunu da belirtmek isterim ki şu anda Türkiye'deki Suriyeli mültecilerin yaş ortalaması 22. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının yaş ortalaması ise 30 civarında seyrediyor. Yani bu demek oluyor ki Suriyeli mültecilerin nüfusu zaman içerisinde T.C. vatandaşlarından daha hızlı artacak. Suriyeli mültecilerin Türk vatandaşlarından daha fazla sayıda çocuk sahibi olmayı tercih ettiklerini düşündüğümüzde nüfus artış hızlarının tahminlerden çok daha yüksek olacağını öngörmek de zor değil.
 
İşsizlik
 Ülkemizde işsizlik çok büyük bir sorun. Genç işsizlik oranı yaklaşık %30. Devlet kendi vatandaşının işsizlik sorununa çare olamamışken milyonlarca vasıfsız mülteci almak bu sorunu katlayarak artırmaktadır. Gelen mülteciler ya işsiz ve perişan şekilde ortada kalmaktadır veya asgari ücretin çok altında çalışarak daha doğrusu çalışmak zorunda kalarak kendi vatandaşımızın iş imkanını elinden almaktadır. Bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak benim bu duruma gönlüm razı değil.
 
Mültecilerle Birlikte Gelen İllegal Gruplar
 Yukarıda belirttiğim gibi sorgusuz sualsiz alınan mülteciler arasında gayet tabi olarak illegal gruplara, terör örgütlerine mensup mülteciler de ülkemize girerek örgütleniyor ve her türlü terör faaliyetinin kök salmasına ve güçlenmesine sebep oluyorlar. IŞİD'in ve sözde İslam'ı referans alan diğer terör gruplarının Türkiye'de örgütlenen kolları, sınırımızda devlet kurmaya çalışan YPG hesabına çalışan örgüt üyeleri, bu mülteci politikasından beslenen başlıca unsurlardır. Bunlara ilave olarak Afganistan üzerinden gelen kim olduğu belirsiz grupları da potansiyel bir tehdit olarak kabul edebiliriz.
 
Vicdani Boyut
 İlk bakışta mültecileri ülkede istememek bazılarınıza vicdansızlık gibi görünüyor olabilir. Ama işin aslına baktığınızda biz bu kadar sayıda mülteciye bakacak gücü olan bir ülke değiliz. Daha kendi vatandaşlarımıza bile yeterli imkanları sağlayamıyoruz. Hal böyleyken bu kadar mülteciyi ülkeye sokmak hem kendi vatandaşımıza zarar verir, hem de mültecilere zarar verir. Dolayısıyla en mantıklı ve işin sonunda en insani olacak çözüm, onların kendi ülkelerinde, kendi kültürlerinde bir hayat kurmalarına yardımcı olmaktır. Bunu yapabilmek için artık çok mu geç kaldık bilemiyorum ama mülteci sorunu çözülemeyecek noktalara gelmeden önce bir şeyler yapmamız gerektiğini biliyorum. Bir hükümetin birinci görevinin de dış ülkelerden önce kendi vatandaşlarına refah ve imkan sağlamak olduğunu hatırlatmak istiyorum.
 
Haftanın Sözü: İnsanları kandırmak, kandırıldığına inandırmaktan daha kolaydır. (Oscar Wilde)
Kitap Tavsiyesi: Kitleler Psikolojisi (Gustavo Le Bon)
 
 
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

alinti yazarlar ALINTI YAZARLAR
hava durumu HAVA DURUMU
anket ANKET

e-gazete E-GAZETE
sayfalar SAYFALAR
arşiv HABER ARŞİVİ
linkler LİNKLER
duyurular DUYURULAR
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat

Kurban Bayramı tebriği - İYİ Parti
Kurban Bayramı tebriği - Eskişehir Kent Konseyi