16 Kasım 2020 00:52
-A +A
Aslıcan Özgür İleli

Aslıcan Özgür İleli

GURBETTEN MEMLEKETE UZANAN GÖNÜL KÖPRÜSÜ EMİRDAĞ “DEDE YADİGARIDIR SUVERMEZ”

Merhaba Değerli Okurlar;
 
Bu hafta köşemizde kökümüzü, özümüzü, soyumuzu sizlerle paylaşacağız…
 
Öncelikle söylemek isterim ki bu yazı Emirdağ’ımızın tarihi ve geçmişine ilişkin bilimsel bir yazı değildir. Keza bilimsel ve tarihi yazılar Emirdağ’ımızın değerli yazarları, şairleri, araştırmacıları tarafından kaleme alınmış olup üstatların eline su dökmek mümkün olamayacaktır tarafımca.
 
Kökümüze, soyumuza, özümüze olan saygımızı sevgimizi anmak üzere yazılan YÜREĞİMİZDEKİLERİ kaleme aldığımız bir yazı olacaktır.
 
Kısaca Emirdağ’ımızın tarihi ile ilgili bilgi vermek gerekirse;
Eski tunç döneminden itibaren birçok uygarlığa kapılarını açmış birçok etnik yapıyı içinde bulunduran, Afyonkarahisar iline bağlı bir ilçedir
Emirdağ Ankara - Konya karayolu üzerinde olup  bu ilçenin önemli bir özelliği Avrupa’da bulunan Emirdağlıların çok oluşudur. Emirdağlılar Sadece Avrupa’da değil Dünyanın birçok yerinde yaşamaktadırlar. 
 
GURBETİN BAŞKENTİ EMİRDAĞDAN, EMİRDAĞIMIZDAN bahsedeceğiz.
 
KÜLTÜR ELÇİSİ EMİRDAĞ
 
Zeki ve çalışkan bireyleri ile
 
Kendine özgü has yemekler ile
 
Tarihi, kültürü ile
 
Birçok uygarlığa vatan olan coğrafyası ile
 
Köyleri ile
 
Sıcak kanlı misafirperver kadınları ile
 
Vatanseverlikleri ile
 
Gurbetçisi ile
 
Topakevi ile
 
Said Nursi’i yıllarca topraklarında misafir etmesi ile
 
Ve daha birçok sayamayacağımız değerleriyle bir Türkmen yurdudur Emirdağ.Emirdağlılık ve Emirdağlı olmanın en büyük tanımı aidiyet duygusudur.
Selçuklu’dan beri Türkmen yurdudur
Yenilgi tanımaz galip ordudur
Düşmanı dağıtan Oğuz kurdudur
Türk’ün tarihinde destan Emirdağ
 
Emirdağ’ının topraklarının kokusunu bir kere almış bir insan bir daha nereye giderse gitsin yüreğinde hep Emirdağ Türküsünü söyler…
 
Şöyle anlatayım size aidiyet duygusunu
 
İlk tanıştığım bir insandaha nereli olduğumu sormadan
 
EMİRDAĞLIYIM derim mesela
 
muhabbet devam devam eder…
 
SUVERMEZLİYİM derim mesela
 
Devamında ise biranda,
 
Bükmenin,
Güvecin,
Yumurtalı pidenin,
Göçeli tarhananın,
Ağzı açığın,
Arabaşının,
 
ne kadar lezzetli olduğundan bahsederken bulurum kendimi…
 
GURBET KÖPRÜSÜ         

                                             

 
Seneler önce ekmeğini taştan çıkarmak için Emirdağ’ını bırakıp hiç bilmedikleri diyarlara göç etmiş ama asla Emirdağ’ın sevdasından vazgeçmemiştirler. Her sene özellikle yaz aylarında Emirdağ’ımıza akın akın gelerek hem Emirdağ’ımıza yaptıkları kazanımlarıyla hemde Emirdağ sevgisini yaşatmak adına bir bebek gibi bakarlar memleketlerine
 
Emirdağ’ının sıradan bir ilçe olmamasının en büyük nedenleridir Gurbetçiler,
 
Hatta Belçika’da yoğun olarak yaşayan Emirdağlılar, Belçika’da Antwerp Üniversitesinde araştırma konusu olmuşlardır.
 
Kültür Elçiliğimizi yaparlar adeta gurbet elde,
 
Yaşadıkları ülkelerde düşürmezler dillerinden Emirdağ’ı ,
 
Başta Belçika, Hollanda, Almanya derken Avrupa’yı fethetmişlerdir,
 
Güzel yürekli, doğal, içten insanlardır vesselam.
 
Emirdağ’ımızın çok özel isimlerinden değerli Şair Yazar Ahmet URFALI’nın Emirdağ’la ilgili yazdığı şiirinin bir dörtlüğünde kaleme aldığı gibi ;
 
Avrupa elinde bacı kardaşı
Her zaman dik durur mağrurdur başı
Burcu burcu kokar toprağı taşı
Kara sevdaları duman Emirdağ
 
YEDİGÖBEK EMİRDAĞLIYIZ
 
Dededen
Dedenin dedesinden
Büyük büyük dedenin dedesinden
 
Yani anlayacağınız yedigöbek Emirdağlıyız. Hem anne hem baba Emirdağlı olunca daha da kan çekiyor tabi. Annem Emirdağ’ın sevilen sayılan tanınan köklü ailelerinden olan Çıldırların kızıdır. Çıldırlar çok geniş bir aile olup birçok iş alanında faaliyet göstermektedirler. Merhum dedem Cemal Çıldır ve ailesinin kendilerine ait otobüs firmaları olup tüccarlıkta yapmaktadırlar.
 
Merhum dedem Cemal Çıldır çok genç yaşta iş görüşmesi için gittiği yolculukta elim bir trafik kazası sonucu hayatını kaybetmiştir. Çıldır ailesinin Emirdağ’ına çok büyük katkıları olmuş birçok konuda öncü olmuşlardır.
                                    
“DEDE YADİGARIDIR SUVERMEZ”
 
Suvermez’e olan aşkım buradan gelir
 
Dede yadigarıdır bana Suvermez


FOTOĞRAF ALTI: Ayşe Özgür, Koç Holding Kurucu Başkanı Vehbi Koç, Ömer Özgür 

 
Suvermez’den çıkan üst düzey yetenek 4 erkek kardeşin küçüğüymüş ÖMER ÖZGÜR. Çalışkan, atak, zeki becerikli bir erkek çocuğuymuş. Babasını 1 yaşında kaybetmiş. Annesi ise çarşıda bir kavganın ortasında kalarak tesadüfen başına taş gelmesiyle hayatını kaybetmiş. Küçük yaşlarda hem öksüz hem yetim kalmıştır. Ortaokulu bitirdikten sonra afyon lisesinde okuduğu sıralarda Koç Holdingin Kurucusu Değerli İş İnsanı Vehbi KOÇ köy kökenli ileri zekalı çocukları seçip okutup kendi bünyesine katmak için araştırma yapmaktadır. Örnek zekasıyla ve girdiği sınavlardan aldığı başarılarıyla Vehbi KOÇ’U kendisine hayran bırakarak Vehbi KOÇ’UN ilk seçtiği öğrencilerden olmuştur. Vehbi KOÇ kendisine İstanbul İktisadi ve Ticaret Yüksek Okulunu kazanma şartı ile üst düzey bir mevki vaat etmiştir. Yüksek okul sınavını kazanarak İstanbul’a yolculuğu başlamış olan Ömer Özgür okulunu başarıyla tamamlamıştır
 

 
 VE O ARTIK KOÇ AİLESİNİN BİR ÜYESİ OLMUŞTUR.
 
İş ve sosyal yaşamını koç holdingin değişmez asil üyesi olarak onurla ve gösterişle sürdürmüştür.Vehbi KOÇ’UN Eskişehir’deki şirketlerini emanet ettiği sağ kolu olup sonsuz güvendiği bir şahsiyet olmuş. Koç holding bünyesinde birçok ödüller kazanıp birçok tarihi işlere imza atmıştır. Eskişehir’deki Koç şirketlerinin kuruculuğunu yapmış ve Eşkişehir’de Koçun Müdürlüğü görevini ölünceye kadar layıkıyla devam ettirmiştir.
 
SUVERMEZİN SOHBETİNİ DÜNYA MALI İLE SATIN ALAMAZSIN”. Dermiş
 
Kendi topraklarına olan bağlılığı bir başkaymış. Fırsat buldukça ziyaret eder elinden geldiğince hayır işleri yapmaya çalışır. Gelen hiç kimseyi geri çevirmez her zaman iş imkanı sağlarmış.Suvermez köyüne elektrik gelmesinde öncü olduğu gibi kendi memleketi için hayırlı olacak bütün işlerde en önde gelirmiş. Küçük yaşta birçok çocuğa burs imkanı sağlamış daha sonrada iş imkanı vermiştir. Hemşehrileri kendisine KOÇLARIN OMAR dermiş. 50li’li yaşlarının sonunda geçirdiği bir rahatsızlık sonucu hayatını kaybetmiş. Sevenlerini yasa boğmuştur. Koç ailesi bizzat taziye mesajlarını iletmişlerdir. Ölmeden önce babam Prof. Dr. Can Özgür’e “Evladın olunca Avukatlık mesleğini icra etmesi ve hukuk insanı olması için gereğini yap” demiştir. Vasiyetini gerçekleştirmenin gurunu yaşamakta olup kendisini rahmetle anıyorum…
 
İŞTE BURDAN GELİR SUVERMEZ SEVDAM.
 
EMİRDAĞ TÜRKÜLERİ
 
Esyenigün köşe yazarı değerli hocam Özcan Türkmen’in bir yazısında dediği gibi
 
Türkülerin dilinde kendini bulur yediden yetmişe Emirdağlı. Emirdağ’ın kendine has şivesi, sihirli ve şiirli bir dil olur dökülür türkülerimize. Türkü söz, saz (!) ve yürektir. Ses ve söz Emirdağ türkülerinde öyle bir bütün oluyor ki bizi bize anlatan sanat şaheseri karşımıza çıkıyor. Ses ve söz sanatkârı Emirdağlı, işlenmemiş masalını türkülerinde daha bir başka işlemiş. Anonim Halk Edebiyatı’nın güzide verimlerini Emirdağ türkülerinde buluyoruz. Halk sanatının adsız kahramanlarını Emirdağ türküleriyle yâd ediyoruz.”
Emidağ’ın Dünyaya kazandırdığı birçok türkü vardır. Bu türkülerin bir çoğu da TRT  repertuarında yer almış bulunmakta olup belli başlı olanları;
Al Fadimem, TRT Repertuar No: 03505, Kaynak Kişi: Metin Akın, Derleyen: Ali Demirhan, Notaya Alan: Ali Demirhan
 
Emirdağ Birbirine Ulalı, TRT Repertuar No: 04128, Kaynak Kişi: Ali Ercan, Derleyen: Sümer Ezgü
 
Harmana Sererler Sarı Samanı, TRT Repertuar No: 04618, Kaynak Kişi: Halil Rıfat Aydemir-Pınar Halaç, Derleyen: Hüseyin Yaltırık-Reyhan Altınay, Notaya Alan: Hale Gür
 
Yoğurt Çaldım Gazana (Lollollo), TRT Repertuar No: 4578, Kaynak Kişi: Halil Rıfat Aydemir-Pınar Halaç, Derleyen: Reyhan Altınay-Hüseyin Yaltırık, Notaya Alan: Hale Gür
 
Çorabını Ördüğüm (Oğlan Oğlan), TRT Repertuar No: 4575, Kaynak Kişi: Ömer Faruk Yaldızkaya, Derleyen: Hüseyin Yaltırık-Reyhan Altınay, Notaya Alan: Hale Gür
 
HEMŞEHRİCİLİK DUYGULARI
 
Hemşericilik duyguları hep ağır basmıştır Emirdağlıların
 
Kavga etseler bile saniyeler sonra döner kucaklarlar birbirlerini
 
Hemşericilikduygularının yoğunluğu biraya gelmelerine de vesile olarak Vakıf ve birçok dernek kurarak Emirdağlılar birçok sosyal kültürel projeye imza atmışlardır.
 
Bu vakıf ve derneklerden bazıları;
 
Eskişehir Emirdağlılar Sosyal Dayanışma ve Eğitim Vakfı
 
Emirdağ Yöresi Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği (EYAD)
 
Belçika Emirdağlılar Birliği (BEB)
 
Emirdağ İlçesi Kalkındırma ve Dayanışma Derneği (EKDAD)
 
Afyon Emirdağlılar Derneği
 
Emirdağ bünyesinde birçok değerli Avukat, Doktor, İş İnsanı, Belediye Başkanları, Siyasetçiler yetiştirmiş olup bu değerli insanlar Türkiye’de ve yurtdışında sınır tanımadan çalışarak hizmet etmeye devam etmektedirler.

 
TEŞEKKÜRLER
 
Bu yazının hazırlanmasın da emeği geçen yoluma ışık tutan değerli Üstatlarım Esyenigün Köşe yazarı, ilimine sonsuz güvendiğim Değerli Hocam Özcan TÜRKMEN’E , Değerli Şair yazar Şiirleriyle Emirdağ’a daha çok sevdalanmamıza vesile olan  Değerli Hocam Ahmet URFALI’YA
 
Ve son teşekkürüm de merhum dedem Ömer Özgür’ün hiç bilmediğim taraflarına, anılarına, ışık tutan Araştırmacı Değerli İnsan Ömer Faruk KÖSE’ ye teşekkürü bir borç bilirim.
 
 
Evet bu haftada özümüze geri döndük…
Hemşericilik duygularımızı anlamlı bir yazı ile pekiştirdik…
İnşallah yüreklere dokunabilmişizdir…Bu haftalık bu kadar
 
                       
                                                                                  HAFTAYA GÖRÜŞMEK ÜZERE
                                                                                              HUKUKLU GÜNLER

Yorum Yap
Yorumunuz
1000

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Facebook Yorumları
Dikkat Çekenler
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
Sayfalar
Arşiv
Günlük Gazeteler
Oku
Ziyaretçi Defteri
Hava Durumu
Hava Durumu
Yükleniyor...

Eskişehir Yenigün GazetesiHaber Yazılımı Haber Scripti