DENİZ ÇAĞLAR FIRAT
MHP Lideri Bahçeli'nin 'Kendi yolumuzu yalnızca kendimiz çizeceğiz. Kendi adaylarımızla katılıp Türkiye'nin her seçim bölgesinde yer alacağız' açıklaması ile yerel seçimlerde ittifak yolunu önce kapatıp sonra da tekrar ittifaka onay vermesinin ardından gözler Eskişehir'e de çevrildi.Her ne kadar Bahçeli; Ankara, İzmir ve İstanbul'da aday çıkarmayacaklarını açıklasa da siyasi kulisler Eskişehir için de olası bir ittifakın olabileceğini işaret ediyor. Bu sorunun cevabını bir-iki gün içinde alacağımızı düşünüyorum.
Bu konunun belki de bir numaralı muhatapları olan Büyükerşen, Ataç ve Kurt'un bu alandaki düşünceleri ise oldukça önem arz ediyor, çünkü CHP adına sandığa girecek isimler onlar. Mevcut belediye başkanları olmasından dolayı da gözler onlara çevrilmiş durumda.
Her ne kadar Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile koalisyonlara son verilecek dense de pratikte daha sandığa girilmeden kurulan koalisyonların yerel seçimlerde de nasıl bir sonuç yaratacağı büyük merak konusu oluyor. Çünkü Eskişehir'de genel seçimler ile yerel seçimlerin hikayeleri her zaman farklı işliyor.
Nitekim Eskişehir'i almak için AK Parti ve MHP ittifakının (koalisyonunun) şart olduğunu gösteren bir siyasi iklimin varlığını ortaya koyan çok sayıda araştırma ve hatta seçim sonucu var. Ancak bu durum Büyükerşen, Ataç ve Kurt'u çok da endişelendirmişe benzemiyor.
CHP'Lİ BAŞKANLAR ÖZGÜVEN İÇİNDE KONUŞUYOR
İttifak sorularına karşı Başkan Ataç;
'AK Parti'nin Eskişehir'de çok ciddi sıkıntısı var. Aday bulamıyorlar. Aday bulamadığı için her türlü ittifaka giriyor. Koalisyonlardan çok dert yanan, kötüleyen kişi şimdi hangi parti ile ittifak yapacağını şaşırdı. Eskişehir'de AKP- MHP ittifakı çok zor. Eskişehir'de MHP'nin tabanını kimse tutamaz. MHP'nin tabanı, çok aklıselim, ileriyi görebilen, Atatürk'ünü seven insanlarla donanmış bir grup. Bu insanlar, bu kenti kim doğru yönetecekse onun yanında olup, ona oy verirler. Kendi adayları yoksa veya kendi adaylarının kazanacağını tahmin etmiyorlarsa, oylarını bu şehri iyi yöneten kişilere verirler' diyor.
Başkan Kazım Kurt ise;
'Bir parti aday çıkarmaz, diğer partinin listesine katılır, bütün seçmenleri onlarla beraber gider mi, onu zaman gösterir. Ben yerel seçimin farklı bir ortamda ve psikolojide geçeceğine inanıyorum' diye cevaplıyor.
Büyükerşen ise oldukça kısa, net ve özgüven dolu konuşuyor; 'Bizim için hava hoş. İttifaklı olsun, ittifaksız olsun, biz Eskişehirli seçmenin karşısındayız. Geçmişten bu yana geliyoruz.'
BUGÜN İTİBARİYLE PSİKOLOJİK GÜÇ CHP'DE
Nitekim bugün itibariyle Eskişehir'in de aralarında olduğu illerde iktidar partisi AK Parti'nin tek başına CHP adaylarını geçemeyeceği gerçeği hakimse Eskişehir'de psikolojik gücün de CHP'den yana olduğunu söylememiz gerekiyor.
Bu güç, mevcut başkanların (diğer ifadeyle CHP'li başkan adaylarının) sözlerine de yansıyor. Bu özgüvenin sandığa yansıması için de başta CHP örgütleri olmak üzere tüm CHP tabanına büyük görev düşeceği kesin görünüyor.
ANKARA VE İSTANBUL'DA AK PARTİ'DEN UZAKLAŞMA MI VAR?
Diğer taraftan eğer Eskişehir'de AK Parti, CHP'yi devirmek için MHP ile ittifak kurmak zorunda kaldığını hissediyorsa bu mevcut başkanların Eskişehirlilerden gördüğü teveccüh ve tercihin ne kadar yüksek ve yoğun olduğunun göstergesidir. Belki de CHP örgütünün asıl üzerinde durup Eskişehirlilere anlatması gereken nokta tam olarak da budur.
Çünkü AK Parti; Ankara ve İstanbul'u elinde bulundurduğu halde MHP ile ittifaka girmek zorundaysa oralarda seçmen tercihi değişmiş demektir.
O halde, neden Eskişehir AK Parti'yi tercih etsin?
Madalyonu ters çevirip bakalım olaya belki de AK Parti teşkilatının halka açıklaması gereken budur. Ankara ve İstanbul'da seçmen AK Parti'den uzaklaştığı için MHP ittifakı kurulmuşken Eskişehir'de seçmen neden AK Parti'yi seçsin?
Sanırım bu seçimin sonucunu belirleyecek olan bu soruya verilecek cevap…
Bu anlamda belki de AK Partili adaylardan çok AK Parti teşkilatının çok çalışmak zorunda kalacağı bir seçim yaşanacak.