20 Haziran 2020 00:01
-A +A
Nurettin Bozan

Nurettin Bozan

DUVAR ÖRMEYİN, KÖPRÜ KURUN

     Bir zamanlar, birbirine bitişik iki çiftlikte yaşayan iki erkek kardeş varmış. Günlerden bir gün bu iki kardeş arasında bir anlaşmazlık baş göstermiş. İlk kez görülen anlaşmazlık giderek büyüdü ve kardeşler arasında ayrılığa neden oldu.

     Bir sabah büyük kardeşin kapısına bir marangoz ustası geldi. “Yapılacak ufak tefek işleriniz varsa yaparım, elimden her iş gelir” dedi. Büyük kardeş “şu uzaktaki derenin karşısında bir çiftlik var, o kardeşimin onu görmeyecek şekilde derenin önüne üç metrelik çit yapmanı istiyorum” dedi.

     “kaç gün çalışırsan çalış, nasıl yaparsan yap ama bana öyle bir çit yap ki, gözlerim kardeşimin çiftliğini artık görmek zorunda kalmasın.” İş arayan usta, başını salladı “Şimdi bana çivilerin, kazma küreğin ve tahtaların yerini gösterin ki hemen işime başlayayım.”dedi.

     Büyük kardeş malzemeleri ustaya verip kasabaya alışverişe gitti. Usta tüm gün boyunca ölçerek, keserek, çivileyerek sıkı bir biçimde çalışmaya koyuldu. Akşam güneş batarken o işini bitirmiş, çiftlik sahibi büyük kardeş ise alışverişini tamamlamış, kasabadan dönüyordu. Çiftliğe gelir gelmez ustanın yaptıklarına baktı ve şaşkınlıktan gözleri, yuvalarından fırlayacakmış gibi açıldı.

     Karşısında, yapılmasını istediği çit yoktu ama derenin bir yakasında öteki yakasına uzanan görkemli bir köprü vardı. Biri kendi çiftliğinin toprağına, öteki kardeşinin çiftliğinin toprağına oturtulmuş sağlam iki ayak üzerinde, yandaki korkuluklarına varıncaya dek tüm ayrıntılarıyla yapılmış ve tam anlamıyla “usta işi” denilecek kusursuzlukta bir köprü uzanıyordu.

     Büyük kardeş hala geçmeyen şaşkınlığıyla köprüyü seyrederken, karşıdan birinin geldiğini gördü. Dikkatle baktığında gelen kişinin kardeşi olduğunu anladı. Kardeşi kollarını iki yana açmış olarak köprünün karşı ucundan kendisine doğru yürüyordu “Benim sana karşı yaptığım bunca haksızlığa karşın sen, bu köprüyü yaptırarak ne denli iyi ve ne denli büyük bir insan olduğunu gösterdin. Şimdi bir büyüklük daha yap ve sen de kollarını açarak bana gel…” dedi.

     Köprünün iki ucundan ortaya doğru yürüyen kardeşler, köprünün ortasında bir araya gelerek kucaklaştılar. Büyük kardeş bir ara arkasına baktığında, çantasına toplayıp oradan ayrılmakta olan ustayı gördü. “gitme, dur, bekle…” diye seslendi. “sana yaptıracağım birkaç iş daha var, çiftliğimde…” Usta gülümsedi. “Ben buradaki işimi tamamladım, gitmem gerek.” Dedi ve ekledi: “Yapmam gereken daha çok köprü var…”
Sözün özü; İnsanın gelip geçici olan şu hayatta şiarı “ Ben insanlara nasıl yardımcı, faydalı olabilirim, dertlerini, sorunlarını giderebilirim” diyerek manevi huzuru ve mutluluğu tadabilsin.
    
 

Yorum Yap
Yorumunuz
1000

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Facebook Yorumları
Dikkat Çekenler
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
Sayfalar
Arşiv
Günlük Gazeteler
Oku
Ziyaretçi Defteri
Hava Durumu
Hava Durumu
Yükleniyor...

Eskişehir Yenigün GazetesiHaber Yazılımı Haber Scripti