15 Nisan 2019 01:36
-A +A
Deniz Çağlar Fırat

Deniz Çağlar Fırat

CHP PAZAR TOPLANTISINDA BÜYÜKERŞEN DAMGASI

CHP Pazar Toplantıları Eskişehir’de bir gelenektir. Uzun zaman boyunca yapılmadığı için belirli bir kitle CHP’nin Pazar Toplantılarını unutmuş olabilir ancak Abdülkadir Adar başkanlığındaki il yönetimi Pazar Toplantılarını oldukça önemsiyor ve örgüt disiplini çerçevesinde Pazar Toplantılarını hayata geçirme konusunda istekli davranıyor.
Nitekim göreve gelir gelmez Adar ve yönetiminin ilk iş olarak Pazar Toplantısı düzenlemesi ve yoğun ilgi görmesi karşısında da salonlara taşıması bu konudaki kararlılığı gösteriyor. Parti üyesi ve yöneticilerinin seçilmişlerle yani milletvekilleri ve belediye başkanları ile bir araya gelerek örgütlülük anlayışı içerisinde görüşlerini açıklaması hiç olmazsa örgüt içi birlikteliği ve aidiyeti arttırması açısından büyük önem taşıyor.
Dün de CHP İl Yönetimi, 31 Mart seçimlerinden sonra ilk Pazar Toplantısını Hüner Düğün Salonunda yaptı. Kazım Kurt ve Ahmet Ataç’ın programlarından dolayı, Utku Çakırözer ve Jale Nur Süllü’nün de parti görevleri nedeniyle katılamadıkları toplantıya Gaye Usluer, Yılmaz Büyükerşen, Uğur Tepe, Gürbüz Güller, Erdal Şanlı ve İshak Gündoğan katıldı.
Toplantıda önce çıkan çok detay olsa da bizce toplantıya Yılmaz Büyükerşen’in konuşması damga vurdu. Her bir cümlesi spot başlık ya da manşet haber niteliğindeki konuşmanın satır başları şöyleydi;
  • “Her seçim döneminde yeni bir seçin hilesi görüyoruz. Bu seçim döneminde gördüğümüz hile ise kitleleri bir yerden bir yere kaydırmak. O da geçti ama görüyoruz ki algı yaratmak çabası içindeler.”
  • “Nedir bu iktidarın yaratmak istediği algı? Seçimlerin bitmesine yakın, kazandık farfarasını yaratıp, diğer partilerin sandıkları terk etmelerini sağlamak,  meydanı boş bırakmak ve kazandıklarını kabul ettirecek bir atmosfer yaratmak. Bundan önceki seçimlerde tutanaklar birleştirilmeden, davul zurna ile kutlama yapmaya başlamışlardı. Zannediyorum ki, bunlar referandumu da böyle kazandılar.”
  • “Biz bu hileleri daha önce fark etseydik. Belki bugün tek adam rejimi değil parlamenter sitemin, şerefli vatandaşları olarak yaşamaya devam edecektik. %51 bilmem kaç puan almaları bana göre bir hikâye, bir masaldır. Çünkü 100 yıldır parlamenter ve demokrasiyi özümsemiş bir milletin tek adam rejimine razı olması akılların alabileceği bir şey değil. Demokrasiye 94-95 yıl tecrübeler kazanarak, gelmiş bir milletin yeniden padişahlığa dönmesi akıl alacak bir şey değil.”
SEÇİM YOK ALGISI YARATARAK YAN GELİP YATMANIZI İSTİYORLAR
  • “Şimdi yeni bir algı yaratmaya çalışıyorlar. Gördüler ki artık yokuş aşağı gidiyorlar. Adalet ve Kalkınma Partisi’nin adaletinin kalmadığını biliyorduk. Kalkınma deseniz yaşam şartlarının çok altında geniş nüfusun olduğunu görüyoruz. Artık dikiş tutmaz. Ama ne yapıyorlar; ‘daha 4 buçuk sene var seçimlere’ diyorlar. Dikkat edin, bu da bir algı yaratmaktır. Neden böyle diyorlar 4 buçuk yıl yan gelip yatasınız, siyaset ile uğraşmamanızı istiyorlar. Ben o inançta değilim. Benim inancım o ki; 4 buçuk seneden önce yeni bir seçim yapılacak ve yeniden parlamenter siteme dönmeye Türk halkı karar verecektir.”
  • “ Tek adam sistemine Türk halkı hiçbir zaman razı olmayacak. Bu durum referandumda biz %51 küsur oy aldı algısına kanmamızdan kaynaklanıyor”
PARTİ İÇİ MUHALEFETE HAKLI VE YERİNDE ELEŞTİRİ
  • “Eskişehir’de partimizin bu seçimler öncesi birlik ve beraberlik içerinde olduğunu gördük. Bu beni çok mutlu etti. Parti içinde klik ve çeşitli düşünce sahiplerinin bundan önce biri birlerini sessizde olsa yemeye çalıştıklarını itiraf etmek zorundayız. Parti içi demokrasi her zaman olacak ama bir birimizi kırmadan dökmeden. Varsa hataları yönetenlerin, onları hatalarından vazgeçirip Atatürk, cumhuriyet ve parlamenter sistem için doğru yolda gitmesine yardımcı olmak mecburiyetindeyiz.”
  • “İktidarda olamamamızın sebeplerini düşüp ve o kusurlardan kurtulmanın yolarını aramak zorundayız.  Anadan babadan partili olduklarını söyleyerek, istedikleri olmazsa seçimlerde ortalıkta görünmeyenler var. Bunlar ne kadar partili sayılabilir sizin takdirinize bırakıyorum.”
  • “İktidar olduğumuz her seçimde her şey iktidara gelen yönetim birimlerinden iktidarın yalnız kendileri için kullanılmasını isteyen gruplar var. Ben geçen 20 yıl içerisinde partizanlığı belediyeden içeri sokmadım. 20 küsur yıldır en fazla oyu aldım. Bunun tek bir nedeni var partizanlık yapmamamdır.”
BUNDAN SONRA KIRSAL KESİME AĞIRLIK VERECEĞİM
  • “Bundan sonra ne yapacaksınız derseniz Kırsal kesime ağırlık vereceğim. Çünkü, Eskişehir artık rüştünü ispat etmiş, uygar bir şehirdir. Kendisi diğer kentlere örnek olacak bir kent haline geldi. O bakımdan merkeze verdiğimiz ağırlığın kırsala verilmesi gerektiğine inanıyorum.”
GIDA EMPERYALİZMİ YARATILIYOR
  • “Çünkü gördüm ki köylü bitiyor.  Tarım bitiyor, hayvancılık bitiyor. Kırsaldaki gözlemlerine göre eğer böyle giderse Türkiye kendi nüfusunu besleyemeyecek ve gıda konusunda dışarıya bağımlı hale geleceğiz. İşte bu da sömürünün bir yoludur. Gıda emperyalizmidir. Yeni bir emperyalizmden bahsediliyor. Kalkınmamış, geri kalmış ya da kalkınmakta olan ülkeler için emperyalist duygularını onların üzerinde uygulayabilmek için artık asker göndermek yerine, gıda emperyalizmi ile onları kendilerine muhtaç ederek, kolaylıkla yönetileceğine dair bir konu tartışılıyor batıda.”
  • “Kendi doğurgan tohumlarımızın kullanılmaması, onların kısır tohumlarının ekilmesi… o tohumlarının kullanıldığı ülkelerde kanser vakası artmaktadır... Ve tedavi etmeyen kanser ilaçlarının tedavisi için de pazara oluşmaktadır.”

Anahtar Kelimeler : eskişehir, yenigün, dçf ,
Facebook'ta paylaş butonu
Print
Yorum Yap
Yorumunuz
1000

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Facebook Yorumları
Dikkat Çekenler
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
Sayfalar
Arşiv
Günlük Gazeteler
Oku
Ziyaretçi Defteri
Hava Durumu
Hava Durumu
Yükleniyor...

Eskişehir Yenigün GazetesiHaber Yazılımı Haber Scripti