14 Ekim 2020 01:37
-A +A
Halil Ünal

Halil Ünal

Bu Koca Dünyaya Çocukları Sığdıramadık

Halil Ünal

 Sofradan tok kalkmışsınızdır. Midenizi tıka basa doldurmuşsunuzdur. Aradan yarım saat,  bir saat geçer keyfe keder mutfağa gider buzdolabını açar  ne atıştırsam diye bakarsınız.  İşte tam da o anda,  kendinizden utandığınız oldu mu hiç?
Benim oldu...
İnsanlığımdan utandığım oldu!

  

Birleşmiş Milletler raporuna göre Dünya'da herkese yetecek kadar gıda üretimi olsa da her 5 ila 10 saniyede bir çocuk açlıktan ölüyor.
Evet, el kadar çocuklar büyüklerin paylaşamadığı bu koca dünyada,  bir yerlerde maalesef açlıktan ölüyorlar...


Cesaret=?

Cesaret nedir?
İçinizde bir bilen var mı?
Canavarların üstüne korkusuzca gidebilmek mi?
 Korktuğunu bile bile o canavarların üzerine gitmek mi?
Hangisi cesaret?
Amma da sordum değil mi?
Çünkü bilmek istiyorum.  Çocukluğumuzdan itibaren bizlere empoze edilen olmazsa olmazımız olması icap eden bu cesaret nedir bilmek istiyorum.

 

Yıllar sonra anlaşılacak ki korkmak en insani his... İşte cesaret de o korktuğun noktada başlıyor...



Dünden Bugüne

2007 yılı akıllı telefon tarihinde milat kabul edilen bir gelişmeye sahne oldu.  Steve Jobs 'un başında olduğu Apple,  ilk iPhone modelini piyasaya sürdü.  Bu sadece bir cep telefonu değildi.  Dokunmatik ekranlı,  internet kullanımına imkan sağlayan bu havalı cihazlar insanoğlunun ilgisine fazlasıyla mazhar olmuştu.  Sektörün diğer aktörleri de bu ilgiden pay almak istercesine  (Samsung, LG, HTC vb.)  akıllı telefon piyasasına hızlı bir giriş yaptılar. Artık her marka 3-4 ay arayla çıkardıkları yeni modellerini,  ademoğlunun huzurunda arz-ı endam ettirerek,  tüketim çılgınlığına teknolojik makyajlı bambaşka bir boyut kazandırmışlardı.

 
 
         Aynı yıllarda bir başka yeni dünya enstrümanı da ademoğluyla tanışmış, kendini sevdirmeye usul usul başlamıştı. Daha sonradan hepsine birden sosyal medya diyeceğimiz mecranın ilk yatılı misafiri olan Facebook' tu bu arkadaş!  Ardından instagram, twitter derken hayatımızın olmazsa olmazı olmuştu bu sosyal medya!
         Hayatımıza neredeyse peş peşe giren çok akıllı telefonlar ve çok sosyal medya 2010’lu yılların başına gelindiğinde sanki çok önceleri planlanmış gibi yan yana gelmiş, adeta bir elmanın yarısı olmuşlardı. Akıllı telefonlara yüklenen sosyal medya aplikasyonları ile telefonlar sosyal medyadan ayrı düşünülmemesi gereken bir hal almış, telefonlar iletişim için değil sosyal medyada her an her dakika görünmek, paylaşım yapmak için alınır olmaya başlamıştı. Bugüne geldiğimizde GSM operatörlerinin de bu durumdan kendileri namına keyifli bir vazife çıkardığını; faturalandırma yaparken aslan payına iletişim harcamalarını değil,  sosyal medya için kullanılan internet harcamalarını koyar olduğunu görüyoruz. Durumdan vazife çıkarmak da bu olsa gerek!
         Son 3-4 senedir adlarını sıklıkla duymaya başladığımız yapay zekalı robotlar, önümüzdeki birkaç yılda hayatımıza yavaş yavaş girmeye başladığında bu süper ikili (akıllı telefonlar & sosyal medya), olası muhteşem üçlüye dönüşürse biz insanoğlunu nelerin beklediğini tahmin etmek zor olmasa gerek...

Yorum Yap
Yorumunuz
1000

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Facebook Yorumları
Son Eklenen Haberler
Dikkat Çekenler
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
Sayfalar
Arşiv
Günlük Gazeteler
Oku
Ziyaretçi Defteri
Hava Durumu
Hava Durumu
Yükleniyor...

Eskişehir Yenigün GazetesiHaber Yazılımı Haber Scripti