9 Ekim 2018 01:27
-A +A
Uzm. Psk. Baran Küçükoğlu

Uzm. Psk. Baran Küçükoğlu

Aile ve çift terapisi

Uzm. Psk. Baran Küçükoğlu yazdı.

Psikoterapinin bir alt dalı olan aile ve çift terapisi, ailenin kendi dinamiklerini baz alarak, değişim ve gelişimi sağlamak adına, çiftler arasındaki yakın ilişkinin çalışıldığı bir alandır. İnsan sosyal bir varlıktır. Doğduğu andan itibaren, diğer insanlarla iletişim sağlamaya çalışır. Bu iletişimler, insanın ruh sağlığı ve duygusal doyumu açısından çok önemlidir. Hele ki kişiye, ebeveyn, eş gibi unvanlar eklenince, iletişim becerilerinin rolü, çok daha önemli hale gelir.
            Yakın ilişkilerden biri olan evlilik ilişkilerinde, eşler arasında çatışmalar, buna bağlı olarak zorlu ve sıkıntılı dönemler görülebilir. Aile ve çift terapisinin amacı, bu sıkıntılı süreci ele alarak, aile içi çatışmaları çözebilmek ve tüm aile fertlerinin sağlıklı yönde değişimini ve gelişimini sağlamaktır. Buna bağlı olarak hem aile içi hem de diğer insanlarla olan ilişkilerin düzelmesi asıl hedeftir. Her bir aile üyesinin yaşadığı sıkıntı, o aile sistemi içinde çok değerlidir. Aile danışmanı, aile içi yaşanan sıkıntıları, uzlaşarak, yapıcı yollar bulunmasına yardım eder. Problemlerle baş edebilme becerisi kazandırarak, sadece o anda yaşanan sorunlara çözüm bulmaya değil, sonrasında da yaşanabilecek zor durumlarla nasıl baş edebileceğinizi çalışır.
            Aile ve çift terapisi nasıl yapılır?
Bu tarz terapiler, aileye özgü olduğu için farklı yöntemleri olabilmektedir. Örneğin, çift terapisinde, terapist, bazı seanslarda çiftlerle birlikte çalışırken, bazıların da ise çiftleri tek tek görebilir. Çocuk merkezli aile terapilerinde, tüm aileyle çalışırken bazı durumlarda, öğretmeni ya da okul rehberlik servisindeki kişilerle görüşmeler yapılarak, bu sürece dahil edilmektedir.
            Aile ve çift terapilerinde sizlerin de farkında olmanız gereken bazı durumlar bulunmaktadır. Öncelikle bu tarz seanslar, uzun bir yolculuktur. Terapiye katılan bireyler, kendileri ve diğer aile üyeleri hakkında yeni bilgiler öğrenirler. Kafalarında oluşturdukları önyargılardan (karşımızdakinin yerine düşünmek) uzaklaşmaya başlar ve değişim gösterirler. Değişimlerin yavaş olması en sağlıklı olanıdır. Eğer hızlı bir değişim varsa, çoğu konu içselleşmemiş, sadece gergin ortamın ortadan kalkması için karar alınmış, bu karar alınırken de kendi duygu, düşünce ve öz saygı hiçe sayılmış olacaktır.
            Dikkat edilmesi gereken bir diğer konu ise, seansların çok kısa bir zaman diliminde size çok iyi geldiğini, artık bu işi çözdüğünüzü ve daha fazla devam etmenin gereksiz olduğu algısına kapılmanızdır. Uzun süren gergin ortamdan sonra (konuşmadan, mecburiyet dışı görüşülmeden), seans odasında gereklilikten dolayı bir iletişim başlayacaktır. Karşılıklı konuşmalar başlayacak, bu yüzden de artık sorun çözüldü düşüncesi gelecektir. Ancak  altyapısı sağlam olmayan bir iletişim becerisinin geleceği de çok uzun sürmeyecektir. Daha sonra yapılacak en ufak bir tartışmada, “bizden bir şey olmayacak, düzeltmek için her yolu denedik, olmadı” gibi düşünceler meydana gelebilir. “Sahte iyilik” durumuna kanmadan, iletişim becerisini kazanıp, sindirip, seanslarınızı sonlandırmak sağlıklı bir çözümdür.
            Son olarak, terapistinizin görevinin, sizin yerinize karar vermek olmadığını bilmeniz gerekir. Evliliğinizin bitmesini ya da devam etmesi gerektiğini belirleyecek kişi danışmanınız değildir. Danışmanın görevi, ortada olan mevcut durumla başa çıkma stratejisini oluşturmak, ilişkinizin değişimi ve gelişimi için çıktığınız bu yolda size eşlik etmektir.
Sevgiyle kalın.

Facebook'ta paylaş butonu
Print
Yorum Yap
Yorumunuz
1000

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Facebook Yorumları
Dikkat Çekenler
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
Sayfalar
Arşiv
Günlük Gazeteler
Oku
Ziyaretçi Defteri
Hava Durumu
Hava Durumu
Yükleniyor...

Eskişehir Yenigün GazetesiHaber Yazılımı Haber Scripti